Articles Tagged with: Yer Hizmetleri

BİR GÜNDE ÜÇ DENEY

Bahar döneminin başlamasıyla birlikte İstanbul Kültür Üniversitesi, Havacılıkta Yer Hizmetleri Yönetimi programı kapsamında verdiğim “Emniyet Yönetim Sistemleri” dersine de başladık.

Geçtiğimiz pazartesi dönemin ikinci dersini gerçekleştirdik. Emniyet yönetiminin insan faktörleri ve sosyal psikolojiyle olan sıkı bağlantısından ötürü, bu yıl dersleri bir takım tarihi psikoloji deneylerini kapsayacak şekilde yürütmeyi düşünüyordum. İkinci dersimizde bunu fazlasıyla gerçekleştirdim. Hakkında okuyup bildiğimiz meşhur deneyleri canlı canlı görmek benim için eğlenceli, öğrencilerim içinse son derece öğreticiydi.

  1. Evvela Monty Hall‘un basit bir simülasyonunu gerçekleştirdik. Üç öğrencimden “kapı” olmalarını rica ettim. Üç küçük kağıda keçileri ve arabayı temsil etsin diye K, K ve A yazdık. Her seferinde bu kağıtları rasgele “kapı gibi” öğrencilerime dağıttım ve diğer öğrenciler de sırasıyla yarışmacı oldular. Geçtiğimiz yıllarda da bu simülasyonu çokça gerçekleştirmiştim zaten. Her yıl olduğu gibi, küçük örnekleme rağmen sonuçlar tam olarak da olasılık teoremini doğrular nitelikte çıktı.
  2. İkinci araştırmamızı Doğumgünü Paradoksu üzerine gerçekleştirdik. Bir erkek ve bir kız öğrencim ders arasında kantinde bulunan her masayı sırayla dolaşarak toplamda 62 kişinin GÜN ve AY olarak doğumgünü verilerini topladılar. 62 kişi içinde doğumgünleri aynı olan 3 çift tespit ettik.
  3. En bombasıysa Sosyal Uyum Deneyi idi. Tam olarak da Solomon Asch’in yaptığı orijinal deneyi yeniden gerçekleştirdik. İlk derse gelmeyen öğrencilerden birisini kurban seçtik. İki öğrencim Asch deneyindeki gibi, solda bir çubuk, sağda ise numaralandırılmış dört çubuk olan dört ayrı DENEY KARTI hazırladılar. 7 kişilik işbirlikçi grubum ilk soruyu doğru yanıtladı. İkinci sorudan itibaren yanlış yanıtlamaya başladılar. Deneğimiz ilk kartı doğal olarak doğru yanıtladı. İkinci kartta tereddüt ve itiraz etti. Fakat üçüncü ve dördüncü kartlarda tamamen gruba uyum gösterdi ve yanlış yanıtı belirtti. Asch’in deneklerinden bir kısmının da söylediği gibi “kuralı yanlış anladığını” düşünerek gruba uymaya karar vermişti.

Öğrencilerimin hakkını vermem lazım: Hem araştırmacılar, hem soruşturmacılar, hem de işbirlikçilik konusunda müthişler. Asch deneyinde benim bile gülesim gelirken onlar hiç renk vermediler.

Deneylerimiz sürecek…

ALKOLE KARŞI EMNİYET YÖNETİMİ

7 Aralık’ta Türkiye’de de gösterime girecek olan, Robert Zemeckis’in yönettiği ve Denzel Washington’un başrolünü oynadığı “Flight” (Uçuş) adlı film önce bir kazayı başarılı bir şekilde yöneterek uçaktaki tüm yolcuları yüksek olasılıklı bir ölümden kurtardığı için kahraman ilan edilen, ancak daha sonra uçuş öncesinde alkol kullandığı ortaya çıkan bir pilotun bu süreçte yaşadıklarını konu ediniyor.

Fragmanlarına ve konusuna bakılırsa film bence başarılı bir film. Bu yüzden 7 Aralık için gün sayanlardanım ve filmi gelir gelmez de izlemeyi planlıyorum.

Havacılıkta emniyet ve kalite yönetimi üzerine çalıştığımdan film benim için ayrıca ilgi çekici, zira aslında film, oldukça gerçekçi bir şekilde, olası bir riski bir hayat üzerinden anlatmaya çalışıyor.

Bir süre önce yer hizmetleri veren şirketleri denetlerken kullandığım kontrol listelerine yeni bir soru ekledim:

“Herhangi bir şikayete ya da olaya bağlı olmadan, önleyici ya da sadece kontrol amaçlı periyodik alkol muayenesi içeren bir prosedürünüz mevcut mu?”

Çoğunlukla yanıt “hayır” oluyor ama devamında da “bir kaza ya da kırım gerçekleştiği zaman ya da şikayet olduğu zaman kesinlikle gerçekleştirildiği” oluyor.

Kaza-kırım araştırmalarında böyle bir muayenenin mevcut olması önemli, fakat bu daha çok suçluyu belirlemeye yönelik bir uygulama. Olası bir kaza ya da kırım için bir engel oluşturmuyor. Şikayet üzerine olması da, elbette böyle bir şikayete kayıtsız kalınamayacak olmasından.

Oysa emniyet yönetimi, olası riskleri önceden tespit edip bertaraf etmeye yarayan proaktif ve önleyici süreçleri kapsar. Şikayet, bu tip bir riskin şans eseri ya da bu riski yaratan kişinin dikkatsizliği sonucunda kendini teşhir etmesiyle vuku bulan reaktif bir ihbar… Peki ya şikayet edecek kimse olmazsa?

Havayollarına bakıldığında mevcut durum şöyle görünüyor: Ülkemizde operasyon usül ve talimatlarını içeren ve SHGM tarafından yayınlanan SHT OPS-1 talimatına göre uçuştan sekiz saat öncesine kadar alkol tüketilmemeli ve uçuştan önce kandaki alkol seviyesi 0,2 promili aşmamalıdır. Bildiğiniz üzere şirketler bu kuralları daraltabilirler, ama esnetemezler. Pek çok operatör de bu sekiz saati on iki saate çıkartmak suretiyle bu kuralı sıkılaştırmışlardır (hatta kural olarak yer almasa da alkolün metabolik olarak parçalanmasının yavaş olması dolayısıyla 24 saat öncesinden itibaren alkol tüketilmemesi tavsiye edilir). Bu kural hem şirketlerin işletme ya da kabin ekibi el kitaplarında yer aldığı gibi çalışanların sözleşmelerinde de yer alır ve iş akdinin feshedilmesi için geçerli bir sebeptir.

Kural koymak iyidir… Ancak Emniyet Yönetim Sistemi gereği olarak bu kuralın yerine getirilip getirilmediğine yönelik bir önleyici prosedür oluşturmak zorunlu olmasa da gereklidir (bu zorunluluk şirketin söz konusu riski kabul edilebilri / kabul edilemez kabul edip etmemesine bağlı. Geçmişe dönük olay raporlamalarından elde edilen “olayın yaşanma sıklığı” değeri burada belirleyicidir).

Bu yüzden zaman zaman tüm şirketlerin ilgili personellerine (pilot, kabin memuru, yer hizmetleri görevlisi, PAT sahaları araç sürücüsü) şikayete ya da olaya bağlı olmadan rastgele örnekleme yoluyla alkol kontrolü yapması uygundur.

Bu tip bir kontrol prosedürlerde yer alsa dahi –ki yer almadığına da çok kez şahit oluyorum- bu yazıyı yazmadan önce konuştuğum, sektörümüzde çeşitli sahalarda görev yapan pek çok kimse böyle bir kontrole rastgelmediğini söyledi.

Demek ki bu kurala uymak tamamıyla kişilerin görev bilinç ve sorumluluğuna bırakılmış. İnsan faktörleri konusunda biraz bilgi sahibi olan birisi küçük bir yüzde de olsa bir grup insanın içerisinde kuralları ihlal eden bireylerin olduğunu ya da bireylerin hayatlarının çok küçük bir yüzdesinde kuralları ihlal edebilecek özel şart ve durumlara sahip olduğunu bilir.

O halde böyle bir kontrolün eksikliği, tüm kaza ve kırım modellerine bahsedilen “örtük sebeplerin” başında geliyor diyebiliriz.

Elbette rastgele yöntem böyle bir kuralın ihlalilini kesinlikle engellemeyecektir, ancak herhangi bir sebepten ötürü bu kuralı ihlal ederek uçuş ve görev emniyetine risk oluşturabilecek kimseyi caydırıcı bir özelliğe sahip olmakla birlikte rastgele kontroller sayesinde uygunsuzluklar tespit edilebilir.

Cumhuriyetimizin kuruluş yıldönümü kutlu olsun.

Herkese iyi haftalar.

TGS Personeli Eğitilmeli

Algıda seçicilik, çevrede bulunan tüm uyarıcılardan (sesli ya da görsel uyarılar, olaylar, durumlar vb.) alakadar olduklarınızı özellikle algılamanız anlamına gelir. Onca ses arasında isminiz telaffuz edildiğinde bunu hemen farketmeniz ve dönüp bakmanız bunun en bilinen örneğidir.

Havacılık sektörünün bizzat içindeyseniz –ve benim gibi de pimpirikliyseniz- uçağa bindiğinizde çevrenize dikkatle bakıp yanlış ya da noksan olabilecek şeyleri de kolaylıkla seçebilirsiniz.Read More

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google