Mekanize Tımarhane Sipahisi

1 dk okuma

Farkındayım. Giderek mekanikleşiyorum. Hatta Hurufat Dergisi’ni çıkaran değerli insan Mehmet Esat, öykülerim için “mekanik” dedikten sonra ilave etti: “Daha çok metalik hatta…”

Hayatı modüler olarak görmek -ve hatta duyguları da-, onların birbirine girip girift, karmaşık bir örüntü oluşturup, beni boğması daha gerekli bir şey belki de. Duyguların yitimi matematiğe olan inançla doğru orantılı olmamalı oysa ki. Birbirinden keskin olarak ayrılan bölgeler beyninizi çıkarıp koyacağınız rafların -ve safların- düzenli olmasını sağlıyor – ama sık değil.

Oysa güneşin doğuşu ile batışı arasındaki serüvenin daima hesaplanabilir bir yörüngede olması ondan aldığımız tada engel değil.

Tat… Dilimizle özdeşleşmiş bir duyu gibi… Oysa hazzın doğrudan karşılığı.

Ağzın tadı olması, yaşamın tadını almak, bir şeylerin tadına bakmak.

Tat dildeki papillalardan öte bir şey. Tat somuttan çok soyut. Tat hem koku, hem göz, hem kulak. Müziğin de, manzaranın da, dokunuşun ve dokunmaların da tadı var.

Oysa… Metallerin tadı paslıdır.

Sipahi, mekanize olmaktan sıyrılmalı yeniden.

Hurufat

Son eklenenler

5 dk okuma

Yeni romanım: KIZIL SÜRGÜN

Yeni bilimkurgu romanım KIZIL SÜRGÜN 17 Aralık 2019 itibariyle tüm internet kitapçılarında satışa giriyor. Muhtemelen takip eden hafta tüm kitapçılara gelmiş olacak. Bilimkurgu ile ilgili bir söyleşi ya da konferansa davet edildiğimde…

3 dk okuma

2016’nın ardından

2013, 2014 ve geçtiğimiz yıl hakkında yaptığım gibi, bu yıl da bir önceki yılın bir değerlendirmesini yaparak, kendi kendimi gaza getireyim dedim. Arşivleme açısından da faydalı aslında. Geçen sene yazımın girişinde şöyle yazmıştım: Kişisel…

7 dk okuma

KAZIKLANMA RUTİNİ

Dünya değerler araştırmasının 2014 raporuna göre kişilerarası güvende Türkiye dibi boylamış durumda. İnsanlarımızın sadece %8’i “çoğu insana güvenebilirim” diyor. Elbette bu durumun demokrasimizin işleyişinden, farklı fikirlere olan…