Articles Tagged with: KC-X

ABD’ye Antonov Sürprizi

Boeing ile EADS arasında çetin bir çekişmeye sebep olan milyar dolarlık tanker ihalesinde Rusların da gözü olduğunu daha önce Ilyushin’in girişimleriyle görmüştük. Daha üç buçuk ay önce Ilyushin’in üreticisi olan Ukrayna merkezli United Aircraft Corporation’ın ABD’li bir ortak bularak Il-96 ile ihaleye katılmayı düşündüğü duyurulmuştu (Konuyla ilgili daha önceki yazım için tıklayın: “Rus tankerinin şansı var mı?”, 22 Mart 2010).

Bir süredir Ilyushin 96’nın ABD aviyonik ve komponentleriyle de dolu olsa KC-X ihale şartnamesinin gerekliliklerini karşılayamayacağı ile ilgili tartışmalar sürerken, ihale için RFP doldurmaya izin verilen son tarih 9 Temmuz olduğundan bazı çevreler ihalenin yine EADS ve Boeing arasında geçeceğine inanmıştı. İşte tam bu noktada başka bir Rus firması, ABD’li ortağını da bularak ihaleye giriş için hazırlıklarını tamamladı. U.S. Aerospace adlı Kaliforniya merkezli firma ile Antonov dört motorlu AN-124-100 ve iki motorlu türevi olan AN-122 ile ihaleye katılacaklar.

U.S. Aerospace, Inc. ve Antonov yetkililerinin 1 Temmuz’da imzaladıkları ortaklık anlaşması ile KC-X tanker ihalesinde Antonov’un ortağı ve projenin ana yüklenicisi olacak olan US Aerospace, Boeing’in 767 ve Airbus’ın A330 modeline AN-124-100 ve AN-122 ile rakip olacak. 9 Temmuz’un teklifler için son tarih olduğu ihalede son hafta gelen bu haber, ihalenin iki firma ile yürüyeceği beklentilerini tamamen boşa çıkararak süreci yeni bir döneme soktu. 1 Temmuz tarihinde Pentagon yetkililerine de gerekli bildirimleri yapan US Aerospace, uçağın ihale gerekliliklerini yerine getirdiğini ispatlamak için çalışmave müzakereleri sürdürüyor.

U.S. Aerospace, Kaliforniya’nın Santa Fe Springs ve Rancho Cucamonga bölgelerinde üretim ve yönetim tesisleri bulunan, bugüne kadar Pentagon, U.S. Air Force, Lockheed Martin, Boeing, L-3, General Electric ve daha bir çok hava-uzay ve savunma firmalarıyla başarılı çalışmalar yürütmüş olan bir firma. ABD ordusunun P-3 filosu ve Boeing 747 programı’nda stratejik parçaların üretimini de başarıyla yerine getirmiş, yükselmek ve büyümek isteyen bir firma. Ayrıca sadece uçak gövde parçaları değil, aynı zamanda motor ve iniş takımı parçaları da üretiyor. Kısacası çalışmalarını bir üst seviyeye taşımak için gerekli tüm altyapıya sahip. Ancak önemli bir ayrıntı var ki, bizdeki sermaye piyasası kurumunun ABD’deki muadili olan SEC’in 24 Mayıs’ta US Aerospace hakkında “finansal risk altında” raporu verdiği. Rusların bu bilgiyi es geçtiğini sanmıyorum. Şirket ihaleye katılmaya yeterli görülürse ve Ruslar bu şirketin bir kısmını satın alırsa hiç şaşırmam.

Antonov ise Rusların efsane uçak üreticilerinden birisi. Dünya’nın birinci ve ikinci en büyük ebatlı uçakları olan AN-225 Mriya ve AN-124 Condor nakliye uçaklarının yaratıcısı. AN-148 ve AN-158 ise şirketin sivil havayolu uçaklarından. Ilyushin’in küresel başarısızlığına karşın Antonov daha disiplinlerarası çalışmış bir şirket olup sertifikasyon konusunda da tecrübeye sahip. AN-148’in EASA sertifikasyonu için bir süredir ter döken firma, Avrupa’da ve ABD’de kabul gören uçak yapma ve böylece dünya pazarında global bir üretici olarak kendini kabul ettirme peşinde. İhalede öne sürülecek başlıca uçak olan AN-124’ün yolcu ve kargo uçağı olarak 5 ülkede 7 kullanıcısı var. Rus Hava Kuvvetleri’nde ise 25 adet AN-124 görev yapıyor.

Antonov’un ihaledeki şansını değerlendirdiğimde Mart ayında söylediğim şeyleri tekrar etmekten başka bir şey bulamıyorum. Boeing, ihalenin “modern ve kapitalist” Avrupalı firmaca tarafından kazanılmasını bile milli bir mesele haline getirmişti. Kaldı ki, merkezi Ukrayna’da da olsa Rus sermayesi olduğu bilinen Antonov’un ola ki ihalede şansı olması yine “milli malzeme” yapılabilecek bir unsurdur.

Ayrıca, az önce değindiğim SEC raporu, Antonov’un kendine seçtiği ortağın mali yapısının ihale değerlendirme komisyonunca uygun bulunmaması gibi bir durumu da doğurabilir. Daha küçük çaplı bir ihalede, bir Rus uçağının belki ABD envanterine girmesi şaşırtıcı ve hoş olabilirdi fakat 35 milyar dolar gibi bir rakam söz konusu olduğunda, işin içinde çok daha farklı parametrelerin yer alacağını söylemek için uzman olmaya gerekmez.

Tevfik UYAR

Rus tankerinin şansı var mı?

Geçtiğimiz hafta ayrıntılarını bu köşeden aktarmış olduğum, yüzyılın en büyük tanker uçağı ihalesinde 19 Mart tarihinde sürpriz bir gelişme yaşandı ve Ruslar da ABD’nin tanker ihalesinde boy göstermeye karar verdi.

EADS’nin ihaleden çekilmesiyle birlikte Boeing’e rakip olan Ilyushin Il-96’nın bu yolculuğunun temelleri Cuma günü Moskova’da Hillary Clinton ve Putin görüşmesinde atıldı. 19 Mart’ta alınan ve aynı gün açıklanan karara göre Rusların eski sivil uçak devi olup 2005 yılında United Aircraft Corp. (UAC) olarak tüzelleştirilen Rus firması, ABD’den bir firma ile müştereken ABD’nin tanker uçağı ihalesine girecek.

Ilyushin Il-96 aslında sivil bir uçak. Brezilyalı Clean Air’in iki siparişi sayılmazsa, hiç kapitalist kullanıcısı ya da talibi yok. Diğer talibi de iki uçakla Venezuelalı Conviasa şirketi. Diğer kullanıcısı ise Küba’dan “Cubana” Havayolları. Her ikisi de tahmin edildiği üzere, kendi ülkelerinin milli havayolu firmaları. Cubana’nın 2 adet Boeing 737, 2 adet Airbus A320-200 ve 1 adet ATR-42 haricindeki tüm uçakları Rus uçağı. Yani firmanın 20 uçaklık filosunun ve 6 adet beklediği Rus uçağı siparişinin kaynağı muhtemelen politik.

Ancak uçağın bir özelliği var: İlk uçuşunu yaptığı 1988’den ve Aeroflot bayrağı altında ticari olarak resmen uçtuğu ilk günden bu yana herhangi bir kaza ya da kırımı yok. Tabi ki bu rakam yine de dikkate alınamaz, çünkü serviste bulunan sadece 17 adet Il-96 var. Bu da aslında UAC’nin tanker tecrübesi konusunda akıllarda soru işareti yarattığı gibi, uçağın henüz hem ticari hem de bir seri üretim başarısı göstermediğinin işareti…

Üstelik Boeing’in ABD’li kamuoyunun “milliyetçi” damarına bastığı kampanyasından sonra, nispeten ABD kamuoyu tarafından kabul görebilecek bir Avrupa uçağına göre –bu anlamda- Rus uçağının çok daha az şansı var.

Maliyet liderliği ile rakiplerine fark atsa da uzun vadede bakım konusu da şüpheli. Bu dünyada bir şekilde “Rus teknolojisiyle hiç haşır neşir olmamış bir devlet hangisidir” diye sorsanız, sokaktaki vatandaş bile ABD diyecektir. Bu da gerekli teknoloji aktarımının ve uzun vadede bakım maliyetlerinin dezavantaj yarattığı anlamına geliyor. Ayrıca “sinerji” sorunu var. Yetmiş yıldır Boeing, ABD’nin tanker uçağı tedarikçisi… Baz alınan sivil uçak, 767 türevinin seçilmesi halinde, aynı. Boeing 777 seçilse bile yerleşik bir disiplin ve kültür var. EADS bir derece… Aynı sertifikasyonlara sahip, benzer teknoloji olmasa bile benzer konseptte teknoloji ile donanımlı. Ancak Ilyushin bu anlamda diğer alternatiflerinden çok farklı. UAC’nin Amerikalı ortağının kim olacağı işte tam bu noktada önem kazanırken, bu durum Il-96’nın dört türevinden “batı motorlu” tek türevi olan Il-96M’yi gösteriyor. Çünkü Il-96M, diğer türevlerinden farklı olarak tamamen batı aviyonikleri ve Pratt & Whitney PW2337 motorlarına sahip.

Bu atılımın Boeing’in yalnızlığını gidermek amacıyla mı olduğu yoksa gerçekten de UAC’nin bir şansı olup olmadığını zaman gösterecek.
Ancak nacizane düşüncem şudur ki: Tüm bu yaşananlardan sonra ibreler Boeing’den yana.

T.Uyar
İyi haftalar.

ABD Boeing’i kayırdı mı?

En sonunda EADS-Northrop ikilisi ABD’nin tanker uçağı ihalesinden çekildiler. Fransa ve Almanya ABD’yi kayırmacılık ile suçluyor. Yaşananlar Boeing’in zaferi mi, yoksa EADS’nin kaybı mı?

İki seçenek de aynı anlama geliyor gibi görünebilir.

Ancak bir tarafta çırpınan, kamuoyunu harekete geçirmeye çalışan, binbir türlü siyasi kulis ve propogandalarla sonuçlanmış bir ihaledeki kararı bozdurduktan sonra ileri sürülen tüm bahaneleri tek tek yok eden Boeing var.

Diğer yandan “ihaleden çekildikten sonra” arka çıkılan ama ihale sürecinde Avrupa’dan pek de destek göremeyen, A400M, Power8 derken kendi iç politika ve projeleriyle uğraşan EADS var.

35 Milyar Dolarlık rakamıyla dudak uçuklatan ihalenin kolaylıkla Avrupa’ya yar edilmeyeceği tahmin edilmeliydi. İhale sonuçlandığında bizler de tahmin edememiştik. Ancak 2008’in yaz aylarında ihale iptal edilince, Boeing’in başarılı kampanyalarına ABD’nin yeni hükümetinin karşı koyamayacağı az çok seziliyordu.

Şu an Fransa ve Almanya tepkili. Zira durumun kayırmacılığın çok ciddi bir örneği olduğunu söylüyorlar (Zaman zaman Boeing ve Airbus konusunda alevlenen korumacılık/kayırmacılık tartışmalarının küresel ve serbest rekabet fikrinin beşikleri olan bu ülkelerden gelmesi ironik elbet..). 2009 yılı Aralık ayında, EADS’nin konuyla ilgili ABD’deki ortağı Northrop Grumman, ihale şartlarında Boeing lehinde değişiklikler olabileceği ve sayede ihalenin Boeing’e kazandırılabileceği konusunda açıklama yapmış, ABD Savunma Bakanlığı’na üstü kapalı bir şantaj yapmıştı.

Ve nihayet söylenen de oldu: Northrop Grumman, dolayısıyla EADS, 24 Şubat 2010’da ABD’nin şartnameyi değiştirmesi üzerine, yeni şartnamenin Boeing lehinde olduğu gerekçesiyle ihaleden çekildi.

İhalede neler oldu?

Öncelikle konuya yabancı olanlar ya da detayları kaçıranlar için küçük bir özet verelim:

2008 yılı Şubat ayında 179 uçaklık 35 Milyar $ değerindeki dev tanker uçağı ihalesini A330 modeliyle giren EADS ve ABD’li ortağı Northrop Grumman kesin olarak kazandı. Hızlı bir şekilde karşı propogandaya başlayan Boeing’e karşılık, 2008 yılı Mart ayı başında zaferin tadını çıkaran EADS ve Northrop, ABD sınırları içerisinde yatırım kararlarını açıklayarak projenin ABD adına faydalı olacağına dair kamuoyu ikna çalışmalarına başladı.

Bu sırada kongrede muhaliflerin sesleri yükseldi ve projenin EADS’e verilmesiyle ABD’nin ne kazanacağı hususunda soru önergesi verildi. Aynı sıralarda Boeing, hükümetten niçin kendilerinin tercih edilmedikleriyle ilgili resmi bir açıklama istedi. Mart ortasında Boeing, kendi modeli 767 ile A330’un fizibilitelerini karşılaştırarak EADS’in çözümünün ABD için uzun vadede daha maliyetli olduğunu gösteren bir rapor yayınladı. Üstüne üstlük Boeing, www.americasnewtanker.com (Amerika’nın yeni tankeri) adı altında bir web sitesi dahi organize ederek “Amerikan Vergi Mükelleflerini” hassas olmaya çağırdı, internet üzerinen propoganda yapmaya başladı. Süren propogandalar ve kongredeki hararetli tartışmalardan sonra 6 Temmuz 2008 tarihinde ihale iptal edilerek, değerlendirmenin yeniden yapılmasına karar verildi.

Boeing yolsuzluktan kaybetmişti…

İlk olarak o dönemde Boeing gibi dev bir uçak üreticisi ve savunma devinin ihaleyi nasıl olup da –her ne kadar EADS ile müşterek yatırımda bulunsa da- Northrop Grumman gibi nispeten daha küçük ve tecrübesiz, daha da önemlisi kongre üzerinde etkisiz bir şirkete kaptırmış olduğu sorgulanacak olursa karşımıza iki Boeing yetkilisinin demir parmaklıklar arkasına girmesine sebep olan, 2004 yılında patlak veren ve 100 adet Boeing 767 tipi tanker uçak kiralama programı çıkar. ABD Hava Kuvvetleri’nin “Dragon Lady” (Ejderha Kadın) lakaplı “satın alıcısı” Darleen Druyun’un Boeing ile imzaladığı 23,5 milyar dolarlık sözleşmenin soruşturmaya tabi tutulması ve soruşturma kapsamında Druyun’un E-posta adreslerinin kontrol edilmesi üzerine bu fahiş fiyatın Druyun ve Boeing yetkililerinin danışıklı dövüşü sonrasında belirlendiği ortaya çıkmıştı.

Bu programın başarısızlığa uğramasını mütakip belirlenen 179 uçaklık bu son ihalede Boeing’e şans verilmesi ya da Boeing’in siyasi kulis yapabilmesi, henüz 3 sene önce gerçekleşen bu yolsuzluk sebebiyle pek de mümkün değildi. Zira o dönem sivil proje 787 Dreamliner’daki problemler, A380 ile olan rekabetinde geriye düşme ve tüm bunlar sonucunda Boeing’in finsansal gücünde meydana gelen sarsıntılar, Boeing’in proje için yapabileceği her şeyi yapmasına engel oldu.

Diğer yandan 75 yıldır ABD Hava Kuvvetleri’nin tanker uçakları tedarikçisi olan Boeing, artık miyadını doldurmuş olan Boeing 767’den daha başkasını önermiyordu. Airbus’ın A330-200’leri, Northrop’un da teknoloji liderliğiyle birleşerek, ABD’de çok daha teknolojik ve yeni bir opsiyon olarak gelmişti.

(O dönem Boeing’in yeni tanker uçağı adayının 787 Dreamliner olduğu, ancak projedeki gecikmeler dolayısıyla ihaleye Türk Hava Kuvvetleri’nin de şu an kullanıyor olduğu mevcut KC-135’ler ile girdiği söyleniyordu. Bugün Boeing, söz konusu ihaleye ikinci bir seçenek olarak Boeing 777 modelini sunmaktadır.)

Sezar’ın hakkı Sezar’a

Olayların arka planında daha başka neler olduğunu bilmesem de; ihaleyi zaten kazanmış olan EADS / Northrop ikilisinin böyle bir darbeye olan haklı tepkilerini anlıyorum. İhale şartlarının Boeing’in kazanabileceği yönünde değiştirildiği iddialarına hak vermemek mümkün değil.

Ancak Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek lazım. Bu dönemde Boeing, eşi bulunmaz bir propoganda örneği sergilemiş, eşi bulunmaz bir kamuoyu yaratma girişiminde bulunmuş ve ciddi çalışmalarla ihaleyi iptal ettirmeyi başarabilmiştir. İhale iptalinden sonra yaptığı hızlı çalışmalarla da eski olduğu gerekçesiyle eleştirilen 767’ye alternatif üretebilmiş ve çok iyi stratejik hamleler yaparak ibreleri kendi yönüne çevirebilmiştir.

İyi haftalar.

Tevfik Uyar
Genel Yayın Yönetmeni

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google