Articles Tagged with: CCLXXX

2015’in ARDINDAN

Her yıl bir önceki yılın nasıl geçtiğini yazmak adet olmuş. 2013‘te yapmıştım. Geçen yıl da öyle.

Kişisel kazanımlarımı buraya yazsam da toplum olarak kaybettiğimizi düşündüğüm bir yıl oldu geçen yıl. Bu yüzden gerçek anlamda mutlu olduğum söylenemez. Akademi, eğitim, insan hakları, gelir dağılımı, eşitlik, adalet… Hemen hemen her alanda ülkemizin gittikçe daha diplere yuvarlandığı düşünüldüğünde bilgi, fikir ve eser üretmeye çalışan insanların daha çok çabalamak zorunda olduğu anlaşılıyor. Kimbilir belki de bu yüzden her yıl bir öncekinden daha yoğun geçiyor.

Eserler ve Çeviriler

2015’in Ağustos ayında Kırmızı Kedi Yayınevi’nden Astrolojinin Bilimle İmtihanı adlı kitabım çıktı. Kitap fazlasıyla ilgi gördü ve pek çok günlük gazetede ve haftasonu ekinde kitap hakkındaki röportajlarım yayımlandı. Mirgün Cabas’ın programına konuk oldum.

Mayıs’ta yayımlanan İrrasyonel ilk çevirim oldu ve Yalancılar ve Sahtekârlar Ansiklopedisi de Aralık’ta yayımlanarak 2015 yılına yetişti. Her ikisi de Domingo’dan yayımlandı. Entropol Kitap olarak 2015 yılında düzenlediğimiz mikro bilimkurgu öykü yarışması da meyvesini CCLXXX olarak verdi. Türk edebiyatında bir ilk olan bu kitabın organizasyonunu da editörlüğünü de Özgün Muti ile birlikte yaptık.

Yazın anlamında da yoğun geçen yılın en kötü haberi dört yıllık bir yolculuğun sonunda Açık Bilim dergisinin faaliyetlerini durdurmamız oldu. 2015 yılında Açık Bilim’e 4 yazı yazdım. Yalansavar’a ise 2 yazı. 2015’te matbu yayınlarda da çeşitli yazılar kaleme aldım. Istanbul Art News‘in Eylül sayısında IAN CHRONICLES ekinde davranışsal iktisada ilişkin bir yazım çıktı. ODTÜLÜ Dergisinin 56. ve 57. sayılarında bilimkurgu-sosyoloji ve enerji hakkında birer yazı kaleme aldım.

Türkiye Bilişim Derneği’nin bilimkurgu öykü yarışmasına son defa katılma kararı almıştım. Jübilem güzel oldu ve yüz elli adlı öykümle (üçüncü defa) ikincilik ödülü kazandım.

2016’da neler olacak?

Muhabbet Teorisi‘ne yeniden dönüyoruz. Açık Bilim’den açığa çıkan zamanı yazarak değil, konuşarak değerlendirmek daha sağlıklı olacak gibi görünüyor. Bu yıl ekibe yıllar yıllar önce Türkiye’nin ilk çevrimiçi dergilerinden birini (Sankidergi’yi) birlikte yaptığımız Osman Ender Kalender de katıldı. Vakti oldukça Kaan Öztürk, Çağrı Yalgın ve Ömer Cansızoğlu da iştirak edecek. Zaman zaman da konuk almayı planıyorum.

2016 akademik alana ağırlık vermek istediğim yıllardan birisi. Her şeyden önce doktora tezimi bitirmeliyim. Biri felsefe diğeri kısmen sosyoloji alanına giren iki adet akademik makalem için gönderdiğim hakemli dergilerden yanıt bekliyorum. Konu: Sözdebilimler.

Öykü kitabım için de bir yayınevinden yanıt beklediğimi yeri gelmişken ekleyeyim.

Bu bloğa dair

Bu yıl önceki iki seneden çok daha fazla ziyaretçi almış emektar blogumda 39 yazı yayımlamışım ve 83.000 kez ziyaret edilmiş. En çok okunan yazılar şöyle:

  1. Marcih Wichary’nin yazdığı ve onun müsadesiyle Türkçe’ye çevirdiğim, F klavyeler hakkındaki oldukça popüler yazı.
  2. Banka uygulamalarının haddinden fazla istekte bulunduğuna dikkat çektiğim ve her birinin hangi isteklerde bulunduğunu derlediğim yazı.
  3. Mart’ta gerçekleşen F4 kazalarının ardından medyadaki hatalara dikkat çektiğim şu eleştiri yazısı: Uçan Tabut F4’e Linç Kampanyası

 

Herkese mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum.

CCLXXX – MİKRO BİLİMKURGU

Fransız matematikçi ve mantıkçı Blaise Pascal’ın, 1657 yılında yazdığı bir mektubun sonunda “daha kısa yazacaktım ama yeteri kadar vaktim yoktu” dediği gibi, kısa ama etkili yazabilmek bazen uzun ve ayrıntılı yazmaktan çok daha fazla vakit ve çaba ister.

Bazen az olan çok olandan daha çoktur. Kimi zaman tarihi uzun uzun kitaplar değil, kısa ama etkili cümleler değiştirir. “Az ama öz” bizim kültürümüzden bir deyimdir; ki zaten belki de kimi zaman öz, geriye kalandan daha mühimdir.

Mikro öykü bir “öz” meselesidir. Bazen bütün bir öyküyü bir cümlenin içine yedirmektir, bazense de okurun zihninde bir fitil ateşleyip, fitilin bağlı olduğu bombanın akıbetini okura bırakmaktır.

Bu nedenlerle 2014 yılı sonunda Özgün Muti ile oturup 2015 yılı için bir bilimkurgu mikro öykü yarışması düzenlemeye karar verdik. Planımızı yaptık ve akışımızı oluşturduk. Sınırını da çağımıza uygun olsun diye “2 adet tweet” uzunluğu, yani 280 karakter olarak belirledik. Türkiye’de bilimkurgu yazınına katkıda bulunan Fabilog ve Kayıp Rıhtım ile maalesef artık varlığını sürdürmeye Mağazaloji adlı e-ticaret kuruluşu destekçilerimiz oldu. Hakan Tunç, Murat Başekim, Murat Çetinkaya ve Sinan İpek jüri üyelerimiz olmayı kabul etti.

Yarışmayı ilan ettik ve 217 katılımcının gönderdiği 353 öykü kör jüri tarafından incelendi. Her jüri en favori 20 öyküsünü finale bıraktı. Finale kalan öyküler kör jüri tarafından yeniden puanlandı. Böylece jürinin en yüksek puan verdiği üç öykü yarışmayı kazandı. İlk on öykü halk oylamasına sunuldu ve (birden fazla oy kullanılmasını engelleyecek her türlü tedbir alınarak) başarılı ve yüksek katılımlı bir oylama neticesinde halkın tercihleri de belirlendi.

Böylelikle Türk bilimkurgu öykü literatürüne onlarca yeni mikro öykü katılmış oldu. Tüm katılımcılara, jüriye ve oy veren okurlara teşekkür ederiz.

CCLXXX’e ücretsiz olarak aşağıdaki adresten erişebilirsiniz:

http://www.entropolkitap.com/kitap/cclxxx/

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google