Articles Tagged with: Bilim

Boeing 737’lerde Erken Çöküş

Geçtiğimiz hafta “Üstü Açık Uçak” başlıklı yazımızda metal yorgunluğu ve uçak yapısal elemanlarının uçuş süresince aldığı yüklere yönelik bazı temel bilgilerde hata yapıyor olabileceğimizi ifade etmiştim.

Bilim, teknik ve mühendislik dünyasında genel kanı bir çok diğer tez ve kanuna dayanak sağlayan daha önceki tez ve kanunların kesin olarak geçerli olduğudur. Bu bir hata değil, bilimin işleyiş şeklidir ve her bir kanun doğası gereği aynı zamanda bir önyargıdır.Read More

İnceleme: Metropolis (1927)

Geçtiğimiz günlerde siberpunk filmlerle ilgili bir bloğu gezerken bir film hakkında “Siberpunk 1960’larda ABD’de değil, 1920’lerde Almanya’da başlamış olabilir” gibi bir ifadeye rastladım. Bahsi geçen film Metropolis’ti. İfade tabi ki bir eğretileme… Ama böyle bir bilimkurgu kültünü izlememiş olmamı yüzüme vurduğu için gayet faydalı oldu.

Metropolis Almanya’nın Weimar dönemi’nde yapılan ve tabir-i caizse bugünün parasıyla 200 milyon dolara (Kaynak: Vikipedi) mâl olan bir film. Zamanın büyük bütçeli filmlerinden olduğunu filmi izlerken tahmin edebiliyorsunuz. Bir defa o kadar fazla figüran kullanılmış ki, bu konuda ciddi anlamda insan kaynağı kullanıldığı, dolayısıyla zaman ve para harcandığı belli oluyor.Read More

Günde bilmem kaç orgazm…

Bizim basın yayınımızın ve reyting avcısı web sitelerinin bizim insanımızı salak yerine koyduğunu görmek istemiyorum artık.

Ne olur bitsin artık şu çile…

Yok efendim; bilimin çözemediği olaylar… Saçmalıkların önde gideni. Çoğu bir soru işareti bile olmayan, sadece insanlara ilginç gelebilecek ve hatta hayret bile ettirebilecek, ancak açıklaması var ve doğru olan şeylere ilaveten, olmayan, söylenti, safsatalar. (New Scientist’teki çalışma da her nasıl olduysa değerli ajanslarımız tarafından dikkate alınarak çevrildi ve gazetelere servis edildi. Ona lafım yok…)

Bir ara da denizden çıktığı iddia edilen ilginç bir yaratığın haberleri ortalığı sardı. Hatta milliyet’de şöyle bir ifade vardı: “Canlının DNA’sını bulunmaması bilim adamlarını şok etti”. Yuh artık! Dese ki canlının karmaşık bir tür yapısı var ve sınıflandırılamıyor; anlayacağız. Ancak DNA’sı olmayan, fakat iki kollu, iki bacaklı, kısacası bir memeliden farksız bir canlı olduğu, bilim adamlarının da şok olduğu iddia ediliyor. Oldu canım.

Bir diğeri de şu günde bilmem kaç orgazm. PSAS denilen bu rahatsızlığa sahip dünyada binlerce kadın var; ve bu rahatsızlık gerçekten de var olan bir rahatsızlıktır. Yani uydurma değil. Ancak basınımızda her 4-6 ayda bir, günde 120, 300, 200 kez orgazm olan bu kadınların öykülerine ve bu hastalığın tanımına yer veriliyor. İnanmazsanız arşivleri aratın görün; sürekli olarak bu tarz haberlerin yapıldığını göreceksiniz.

Yahu olacak şey mi? Neden tamah ediyoruz bu haberlere?


Su, ekmek, popülariteye kurban olanlar…

Eskileri, çok eskileri görmedik…

Eskiler bizi şanslı sayar. Neymiş efem; elimizin altında teknoloji, her türlü imkan… Eskiden mektupla haberleşirlermiş, bak şimdi herkesin elinde cep telefonu.

Bizse onları şanslı sayarız. Efem, bayramlar daha bir bayrammış, dostluklar daha bir dostluk. Şimdi hiçbir şeyin kıymeti kalmamış. Bol buluyoruz, satıyoruz.

Evet, herkesin elinde bir cep telefonu, haklılar. Geçenlerde bir öğretmenin feryat figan çığlıklarını içeren bir metin okudum. Çocukların defter, kitap, kalem, silgi ve hatta kıyafet gibi temel ihtiyaçlarında ciddi eskiklikler var, ama hepsinin elinde son model cep telefonu… Yazık…Read More

Yakıtını topraktan çıkarmak…

Petrol can yakınca, ‘tabiat ana’ yardıma koştu. ABD İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansı (DARPA) ve Enerji ve Çevre Araştırma Merkezi (EERC), biyoyakıtı jet yakıtına dönüştürmeyi başardı.

Geçtiğimiz hafta Kuzey Dakota Üniversitesi’ndeki Enerji ve Çevre Araştırma Merkezi (EERC) ile ABD İleri Savunma Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) birlikte yürüttüğü proje için bir araya gelen bilim adamları, hindistan cevizi, soya fasülyesi ve kanoladan elde edilen biyoyakıtı, jet yakıtına dönüştürmenin yolunu bulduklarını açıkladılar. Daha önce biyoyakıt ile jet yakıtının karıştırılmasıyla elde edilen hibrit yakıtla Virgin Atlantic tarafından gerçekleştirilen uçuş testi başarıyla sonlandırılmış, uçak biyoyakıtın donmasını engelleyen özel bir koruma sistemiyle birlikte 30 dakika havada kalmıştı.. Ancak bu defa motor yapısında bir değişiklik gerçekleştirilmeden ya da ek bir cihaza ihtiyaç duyulmadan kullanılabilecek, bir çok yönüyle jet yakıtına eşdeğer bir biyoyakıt elde edilmiş oldu. Üstelik elde edim maliyeti çok düşük…Read More

Sprawl Üçlemesi: Matrix Avcısı ve Kont Sıfır

Bilim kurgunun en has ödüllerini toplamış olan William Gibson’ın efsane yapıtlarının oluşturduğu Sprawl üçlemesi (Neuromancer – Matrix Avcısı, Count Zero – Kont Sıfır, Mona Lisa Overdrive – Mona Liza) Altın Kitaplar tarafından Türkçe’ye çevrilip yayınlandı. Sağolsunlar ki bu kıymetli eserlere ulaşabildik… Ancak Matrix filminin meşhur olmasıyla, acelece yapılan bu çeviriler aynı zamanda bir eserin katli olmuş… Üstelik Türkçe de toplu katliamdaki maktüllerden…Read More

Sıtmayı Kökünden Kazımak

Genetik modifikasyonun çok daha mümkün hale gelmesiyle bilim adamları hayal güçlerinin uygulanabilir kısımlarının sınırlarını genişletti. Ancak hayaller birer birer gerçek olup kurgu dünyasını terk ederken, akla hayale sığmayacak olumsuzlukların hiç kurgulamadığımız bir şekilde dünyamızda dâhil olması riski var!

Avrupa’nın ilk beş üniversitesi arasında yer alan Londra İmparatorluk Bilim Koleji (Imperial College of Science London) bünyesindeki bilim adamları günümüzde bile başta Afrika kıtasında olmak üzere milyonların kişinin ölümüne sebep olan sıtma ile mücadelede yeni bir yönteme başvurdular: Sıtmayı kökünden kazımak.

Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu çalışma insanları genetik olarak sıtmaya karşı daha dirençli hale getirmenin risk ve zorluklarından kaçınarak, sivrisinekleri sıtmaya karşı dirençli hale getirmeyi temel alıyor. Genetik olarak modifikasyona uğramış yeni sivrisinek türleri sıtmayı kendi vücudunda yok ediyor ve böylece ısırmış oldukları insanlara da sıtma bulaştırmamış oluyorlar. Read More

Cesur Ordular Tarih Oluyor

Korkunun öğrenilip öğrenilmediği konusundaki tartışmalar sürerken Japon bilim adamları yeni bir “şey” yarattılar. Süper fare. Delta D adını taktıkları bu süper farenin bir özelliği var. Kedilerden korkmuyor… Çünkü beyninin tehdit algılama ile ilgili bölgeleri devreden çıkarılmış…

Bilimin sınırı yok. Bilinmeyenlerin bilindiği de bilinemeyeceğinden sürekli yeni bir şeyler düşünülecek, keşfedilecek, icat edilecek, yeni teknoloji ve tekniklerle yeni “şey”ler ortaya çıkıp duracak.Read More

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google