Zaman zaman gazeteci arkadaşlardan köşe yazılarımın bir makaleden ziyade bir dergi yazısına benzediğine dair eleştiriler alıyorum.

Eleştiriler “olmaz” şeklinde değil… Bilakis, “buna köşe yazısı denmez, ama böyle iyi oluyor. Bir çok bilgiyi bir arada bulabiliyoruz” diyorlar…

Doğrudur. Ben köşe yazısı yazmakta çoğu zaman zorlanıyorum. Köşe yazısı, mükemmeliyetçilik gibi bir takıntıyle düşündüğünüzde, yazıya konu ettiğiniz şey hakkında çok şey bilebilmekten geçiyor. Bunun için araştırma ve kendine güven lazım. Kaldı ki galiba kendimi bir konuda -ne kadar bilirsem bileyim- o konuya vakıf hissedemiyorum. O yüzden yazılarım belli kaynaklardan elde edilmiş bilgilerin bir yorum potasında eritilerek birleşimi haline geliyor (SPK ilkeleri, icra komitesi raporları, kaza kırım raporları, araştırma kurumları vb.).Read More