Doğu’da söz sanatı, söyleme sanatı vardır. Aşık Paşazade’ye kadar yazılı bir ürüne rastlanmaz. Bu sebeple halk öykülerimiz, türkülerimiz söylendiği tarihten çok sonraları yazıya geçirilmiştir.

Mesela şu an bildiğimiz onca türkü ve öykü, değerli üstad, rahmetli Muzaffer Sarısözen ve Mahmut Ragıp Gazimihal, Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Halil Bedii Yönetken, Nurullah Taşkıran ve Rıza Yetişen’den oluşan değerli derleme ekibi tarafından anadolu karış karış gezilip derlenmese ve arşivlenmese idi, bugün kültürel zenginliğimizin farkında olan pek az insan olurdu. Bu konunun uzmanı olmadığımdan adını sayamadığım daha nice üstad varsa hepsine selamlar olsun! Zira bu üstadlar, halkın ürününü halka sunmuş, coğrafyaları birleştirmiştir. Afyonlu’ya Malatya türküsünü, Edirneli’ye avşar bozlağını, İzmirli’ye deyişi, Rizeli’ye semahı ve daha nicelerini nicelerine aktarmışlardır.Read More