Zaaf Mar23

Zaaf

Uykudan kaçan, düşlerim benden uzak. Yazıyorum. Düşünürken birden kimsesizliğimizi anladım. Zevkten öte kimsesi yok kimsenin. Güzel şehirleri yaşamayı bırakıp, Onlarda yaşadığımız anlardan ötürü hep. Çıkma şehirler, Çıkma hayatlar bunlar. Ucuz, aciz, bir o kadar da değersiz, Yüceltmeyin veciz cümlelerle. Boşa! Şöyle bir kırlara gitsem diyorum. Şöyle bir aç kalıversem de, Anlasam insan olduğumu. Şehirden kaçan, uykularım benden uzak. Yazıyorum. Direnirken birden zayıflığımı anladım. Zaaftan öte gücü yok kimsenin. 23.03.12 (Kapak Resmi – Jeremywhat!)

Şiir: Cendere Mar16

Şiir: Cendere

Sen beni anlamıyorsun güzelim, Ben sana buradan değilim diyorum. Buralı yapmaz beni burada doğmam, Herkesin bir göç yolu var. Herkesin bir yazgısı… Başı magrip, sonu meçhul. Sanki bir yol ezgisi… Sen beni anlamıyorsun ruhum, Ruhum bedende sadece mahpus. Buralı yapmaz...

Allar ve Pullar Mar07

Allar ve Pullar

Keşke… Keşke elleşebilseydim yıldızlarla. Pul pul geliverselerdi, Kul kul secde edivereydim. Oynaşsalardı sudaki balıklar gibi. Sallanan dişim değil çıkan, Kanlanan damağım. Dökülür hoyrat hoyrat bayat hezeyanlarım. Bak yıldızlarda şimdi: Eski heyecanlarım. Keşke...

Yağmuradan Kaçmayı Becerememeklerim Kas30

Yağmuradan Kaçmayı Becerememeklerim

I Kara göğü titreten: bir yıldırım korkusu! Oysa kara bulutlar düğünlere gidiyor. Turnalar tutturmuş da bir gurbet türküsü, Türküler kendini bozkırlara adıyor. Dilimdedir hala bak, kadim yağmur duası, Kulaklarında yanık ve acı bir göç havası, Ve kara göğü titreten o yıldırım korkusu. Ben zaten yağmurdan kaçmayı beceremem, Siz o düneklerin rahmeti tuttuğunu sanın. Yağmura kurban olmuş ki benim secerem! O bereket altında ıslanmadığınıza yanın. Kaçmadım, kaçmayı da zaten istemem, İstesem de yağmurdan kaçmayı beceremem. II Bak şimdi koca ayaklarım toprağı eşeliyor, Şu sağlam duruşa...

Geleceğin aynası… Kas24

Geleceğin aynası…...

Geleceğin aynası bir yerlerde, Bir yerlerde kırık kırık heykeller var: Kollarına bir soytarı konmuş, Yıkılan tüm saraylardan işsiz. Hepi topu bir kaç insan, Hepi topu bir avuç, Hepi topu bir miras, binlerce yılın, Binlerce yılın ortak acısı. Kızıl gökyüzüne uzanan...

Apartıman Çocukları Eyl09

Apartıman Çocukları

Gökyüzünü görmemiş çocuklar var hala, Gökyüzünü on-on beş yıldızdan sanan. Samanyolu’nu sade bir isim sanır, Bilmez ki gecenin belkemiği olduğunu… Yıldızları saymamış çocuklar var hala, Bilse de kuzeyi gösterdiğini kutup yıldızının, -İlkokul sıralarında...

İstanbul (Üç Hece) Tem17

İstanbul (Üç Hece)

Bu şehir ölümsüz. Hep yaşıyor. Kaç kişiye mezar oldu, Tahayyülüme sığmıyor. Kaç tahayyüle mekan oldu, Düşünmekle bitmiyor. Babıali’nin doğurduklarına, şaşırmıyorum şimdi. Nice coşmuş gönüller saat kadranına bağlı. Bir vapurun dirildiği saat var; Bir de öldüğü. Aşkın inişli çıkışlı oluşu bile şu yedi tepeden. Sokağı yokuşlu, caddesi bayır, Kimisinde merdiven, kimisinde o da yok, Kimisi aç, kimisi tok. Yorgun bir de insanları. Nasıl olmasın? Koca şehir Istanbul: Kaç savaşa meydan oldun, Surlarına yediğin topun haddi hesabı yok. Kaç padişah, kaç kral? Kaç derviş, kaç...

Hanımeli Tem06

Hanımeli

Beklenen -ya bekleten- sensin… Belki de o yüzden bendensin Yazan bir silgi, Ya da silen bir kalem. Netice, üzüntü, keder ve elem. “Ya neder ki elalem? ” Silgimiz onlara değmiyor. Seven -ya sevilen- sensin… Belki benim gibi ölü bir bedensin. Söndüren bir ateş, Yakan...