Sütyenle uyumak ya da uyumamak

Kategori: Bilim / Felsefe, Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Aralık 22, 2011
Sütyenle uyumak ya da uyumamak

Çağımız bilgi çağı ve 17. Yüzyıldan bu yana bilim insanların en büyük rehberi konumunda. Bilimin ve teknolojinin hayatlarımıza kattıkları ve cehaletle savaşı, insanlık tarihindeki kaydadeğer atılımını son 4 yüzyılda gerçekleştirdi. Hal durum böyle olunca dolandırıcılığın yeni bir yöntemi de “sözdebilim yaratmak” haline geliverdi. Sözdebilim kendini bilim gibi gösteren, ama temelde bilimin standartlarını taşımayan, onun metodunu [...]

Devamını oku

Kainatta ne kadar yalnızız…

Kategori: Bilim / Felsefe, Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Kasım 22, 2011

İnsanoğlu’nun kainattaki yalnızlık hissi çok anlaşılır bir his… Bir düşünün: Şu ana kadar uzayın bildiğimiz başka hiçbir noktasında insanın yaşayabileceği bir yer yok. Çok büyük bir kısmı boşluktan oluşan uzayın dolu olan kısımları da ya çok yüksek ya da çok düşük basınç ve sıcaklık değerleriyle bizler için tam bir cehennem. Şu ana dek güneş sistemi [...]

Devamını oku

Ceza Turizmi

Kategori: Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Kasım 10, 2011

İran’da gümrük sırası. Alabildiğine uzanan bir sıra. Ufka kadar. Elinizde kağıtlar gümrük memuru önündesiniz. Öğlenin hangi saati olursa olsun, ya da mesai bitişine kaç saat kalırsa kalsın, memurun tek cümlesi ömrünüzden bir gün çalabilir: “Cet cörüyüm seherde gel”

Devamını oku

Öğrenci Kredi Müşterisi mi?

Kategori: Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Kasım 03, 2011

Bankaların kredi kartı ya da kredi müşterisi kazanmak adına buldukları dahice yollara her gün şahit oluyoruz ancak bunun bir üniversite kanalıyla yapıldığına ilk kez şahit olduk.

Devamını oku

Afet ve Ahlak

Kategori: Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Ekim 29, 2011

İnternette bazı haber mecralarında aşırı radikal düşüncelere sahip bazı kimselerin ortalık yerde küçük mitingler yaparak “depremin sebebi fuhuş” demiş olduklarına dair haberler yer aldı. Konu doğal olarak büyük bir hızla sosyal medyada kısmen “kuşku” ile yer aldı.

Devamını oku

Terör olaylarına anonimleşiyor muyuz?

Kategori: Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Ekim 24, 2011

Yıl 1964. Mart ayı. 28 yaşındaki Catherine (Kitty) Genovese , işten çıkmış ve New York Queens’teki evine dönmüştü. Arabasını evinin otuz metre uzağına parketmiş ve evine yürüyordu. Kendisini takip etmeye başlayan adamı fark ettiğinde evinin önünde vakit kaybetmek yerine az ilerideki polis istasyonuna kadar gitmeye karar verdi. Baktı ki adam daha hızlı yürüyor, bir kitabevinin [...]

Devamını oku

Anne, Baba, Rol ve Kutsiyet

Kategori: Günlük Yazıları, Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Ağustos 02, 2011

Bugün bağlandığım bir radyo programında doğada “baba” kurumunun bir geçerliliği olmadığından bahsettim. Genelde sosyal problemlerde ikilemde kaldığımda ya da işin içinden çıkamadığımda doğaya bakıyorum. Bu konu da bir gün Miret Çölek ile yapmış olduğumuz bir sohbette gündeme geldi. Dağınık düşüncelerimi “Doğada baba diye bir kurum yok” diye toplayan odur. 

Devamını oku

Böcek diyeti

Kategori: Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Mayıs 13, 2011

Ezelden beridir böceklerin tüketiliyor olmasının besin piramidi açısından avantajı bilim adamlarınca dile getiriliyordu ancak kırmızı et fiyatlarının artması ile bugün konu bir çözüm olarak ortaya atılmaya başlandı. Evet, maalesef böyle gidersek fazla değil yirmi yıl içerisinde afiyetle böcek yiyor olacağız. Sebebi ise çok zengin ve verimli bir besin kaynağı olmaları.

Devamını oku

Araban Batsın!

Kategori: Mesleki Yazılar, Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Ocak 10, 2011

Bir papağan gibi aynı söylemleri tekrarlayıp duran bir zihniyet var. Bu zihniyete sahip kişiler birbirlerinin fotokopisi gibi; ve nasıl oluyor anlamıyorum aynı cümleleri aynı kalıpla tekrar ediyorlar. Hani sanırsınız bu yorumun sahibi aynı kişi ve işi gücü internette dolaşarak hep aynı yorumu yapmak: “Araba bile yapamıyoruz” Vallahi de billahi da aratın bu cümleyi internetten. Bu [...]

Devamını oku

İnce Duygunun Kalın Faturası

Kategori: Mesleki Yazılar, Siyasi ve Toplumsal | Tarih: Haziran 21, 2010

Doğu medeniyetleri, bilhassa milletimiz duyguların insanıdır. Ölüm, doğum, düğün vb. sosyal ve yaşamsal olgular bizde hep derin duygularla karşılanır. Batı’da çocuğu doğana dek “kuş pişiren”, çocuğunun doğumunun sevinciyle sokaklarda baklava dağıtarak bu sevinci paylaşan bir babaya da rastlayamazsınız (Bu vesileyle tüm babaların babalar gününü kutlarım). Mesela bir yörük kadınının ölen yakınının ardından yaktığı ağıdı dinlediği [...]

Devamını oku