Blog

ÖYKÜ: Cennet-i Sükun

Gezegen ekranı doldurmaya başlamıştı artık. Yeşil, altın sarısı ve mavinin ahenkli bir karışımı olan hâkim rengiyle, her yanı yağmur ormanları ve sahillerle kaplı bir cenneti andırıyordu. Islak, büyülenmiş bakışlarıyla izlediği ekranda, çıplak gözle algılanmayacak bir yavaşlıkta büyüyordu. Devam et

Afet Fırsatçılığı…

Bir kaç saat önce AHL’de Türkiye tarihinin en büyük terör eylemlerinden biri gerçekleşti. Artık diyecek bir şey bulamıyoruz… (Gerçekten bu kısmı yazıp yazıp sildim. Ne diyeceğiz ki? Bir şey değişmiyor.) Devam et

“Tek Kişilik Firar” Çıktı

Kurgu türünde bir kitabım yayımlanmayalı tam 5 yıl geçmiş…

Bu beş yıl boyunca pek çok bilimkurgu öykü yazdım. Takip edenlerin de bildiği üzere, bu öykülerin üçüyle ödül de aldım. Ve nihayet hepsini “Tek Kişilik Firar” adı altında bir kitapta topladım. Kitap, bu hafta itibariyle Kırmızı Kedi etiketiyle tüm kitapçılarda ve kitap satış sitelerinde. Devam et

RAFTAN Hakkında…

Bir kitap ölçeği için ince, ancak tek başına bir öykü olarak yayımlanmak için de fazlasıyla uzun bir “kısa roman / uzun öyküm” var (ingilizce’de Novelladeniyor). İsmi Raftan… Raftanın çıkış noktası daha evvel Gülbike Berkkam ile yaptığımız bir sohbete dayanıyor. Hatta daha sonra bununla ilgili bir anket çalışması yapıp ilginç bulgulara ulaşmıştım (Ayrıntılar şurada). Devam et

TRT Kent Radyosu – “Güneş Tutulması Başımıza İş Açar mı?”

9 Mart’ta Dünya tam güneş tutulması yaşadı. Elbette felaket tellalları boş durmadılar. Sonu “olabilir” ile biten, geneli hali hazırda zaten yaşadığımız bir süreci tarif eden onlarca cümle ile kehanetlerde bulundular. Bir kısmı doğal olarak tutacaktır (çünkü sayısı yeterince fazla…). Tutmayanlar ise unutulacaktır. Bu sürekli dönen bir döngü: Aynını 2012’de de yapmışlardı, daha öncesinde de. Takvimler 11.11.11’i gösterdiğinde, güneş patlamalarında ve nadir görülen astronomik olaylarda aynı türden haberler hep çıkar. Devam et

YENİ ÖYKÜ KİTABIM İÇİN DUYURU LİSTESİ

Henüz adını koymadığım öykü kitabım 2 ay içerisinde Kırmızı Kedi’den yayımlanmış olacak. On iki adet öykümü barındıran kitap bugüne dek ödül almış öykülerimin yanısıra hiç yayımlanmamış bazı öykülerimi de içeriyor. Devam et

NİHAYET VAKİT VAR (ÇEVİRİ)

Alacakaranlık Kuşağı, 8. Bölüm (1959) - Henry Bemis

Alacakaranlık Kuşağı, 8. Bölüm (1959) – Henry Bemis

Yaklaşık bir buçuk yıl önce tercüme ettiğim bir öykü bu. Uzun süredir kenarda bekliyordu çünkü Özgün Muti ile birlikte gerçekleştirmek istediğimiz bir projeydi bu. Ve eğer başka çevirenler de bulabilseydik, başta Ray Bradbury editörlüğünde çıkan Futuria Fantasia adlı dergideki öyküler olmak üzere pek çok telifi düşmüş öyküyü tercüme edip Türkçe’ye bir kitap olarak kazandıracaktık. Ne yazık ki bu kapsamlı projeyi geçen süre zarfında gerçekleştirme imkanı bulamadık. Devam et

KİM MİLYONER (VE OLASILIKÇI) OLMAK İSTER?

Geçtiğimiz günlerde TV’de denk geldikçe severek izlediğim “Kim Milyoner Olmak İster” yarışmasına başvurdum. Başvurduğumdan beri de “ben olsam ne yaparım?” diye düşünüyorum. Ezelden beridir yarışmacıların -her nedense- 60.000 sorusuna takıldıklarında doğru stratejinin ne olduğunu hesaplamaya niyetliydim, başvurunca da oturup hesaplayayım dedim. Devam et

KAZIKLANMA RUTİNİ

Dünya değerler araştırmasının 2014 raporuna göre kişilerarası güvende Türkiye dibi boylamış durumda. İnsanlarımızın sadece %8’i “çoğu insana güvenebilirim” diyor.

Elbette bu durumun demokrasimizin işleyişinden, farklı fikirlere olan hoşgörümüze, kültürel değerlerimizden başarıya güdülenme şeklimize kadar pek çok şeyle ilgisi var. Ancak ben daha çok tüketim dünyasındaki nedenleriyle ilgilenmeye çalışacağım bugün. Aslında bu bir iç dökme, çünkü beni bu yazıyı yazmaya iten sebep, 3–4 gündür bir araç alım ve satım işiyle ilgilenirken karşılaştıklarım yüzünden verem olmaya yaklaşmam. Her yerde yolunacak tavuk muamelesi görmek -ve ne kadar dikkatli olsanız da yolunmak- çok acı (bazılarının bir süre sonra göstermeye başladığım hassasiyet ya da paranoyadan kaynaklanabileceğini kabul ediyorum). Devam et

2015’in ARDINDAN

Her yıl bir önceki yılın nasıl geçtiğini yazmak adet olmuş. 2013‘te yapmıştım. Geçen yıl da öyle.

Kişisel kazanımlarımı buraya yazsam da toplum olarak kaybettiğimizi düşündüğüm bir yıl oldu geçen yıl. Bu yüzden gerçek anlamda mutlu olduğum söylenemez. Akademi, eğitim, insan hakları, gelir dağılımı, eşitlik, adalet… Hemen hemen her alanda ülkemizin gittikçe daha diplere yuvarlandığı düşünüldüğünde bilgi, fikir ve eser üretmeye çalışan insanların daha çok çabalamak zorunda olduğu anlaşılıyor. Kimbilir belki de bu yüzden her yıl bir öncekinden daha yoğun geçiyor. Devam et

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google