Bir metinden resme yapay zeka programı olan Midjourney’le denemeler yapmayı çok seviyorum. Midjourney’nin yaptığı işin “sanat” olup olmadığı konusunda çetrefilli tartışmalar var. Yarından Hikayeler’in ilk bölümlerinde Emre Yorgancıgil ile birlikte bu konuyu ele almıştık. Bu konudaki görüşüm hala aynı:

Midjourney gibi yapay zekaların yaptığı şey sanat değildir, ama ortaya çıkan ürün bir sanat eseridir.

Bunun için elbette kendi argümanlarım var. Dileyenler ilgili sohbeti şu adresten izleyebilirler.

Gelelim son yaptıklarıma… Midjourney’i kullanarak başka bir gezegenden canlılar görmeyi talep etmek çok da heyecanlı değil. Midjourney’nin yaptığı en iyi şey zaten bu tip spekülatif görseller oluşturmak. İstenirse türlü çeşit “uzaylı” yapabileceği muhakkak. Bu sebeple ben başka bir şey görmek istedim: Başka bir gezedenden bir biyoloji ders kitabı!

Beğendiğim bazı sonuçlar aşağıdaki gibi:

Tabii bu defa merakım daha çok “diğer ders kitapları” yönünde oldu. Acaba bu gezegende fizik kitaplar nasıl olurdu? Doğrudan bir fizik kitabı istesem pek iyi sonuçlar elde edemeyecektim. Midjourney’e yardımcı olması için sorgu cümlelerimi şu şekle getirdim (tabii ingilizcesi):

Starcraft’taki Protos’lara ait olabilecek bir fizik kitabı olsun ve içerisinde uzay aracının kinematiği ve hız/kütle diyagramları içersin.

Elde ettiğim sonuçlardan beğendiklerim şu şekilde ortaya çıktı:

Hemen ardından biraz tıbbi illüstrasyonlar görmenin iyi bir fikir olduğunu düşünerek şu aşağıdaki sorguyu gerçekleştirdim.

Başka bir gezegenden uzaylı anatomisini ve cerrahi müdahale talimatlarını içerek bir tıp ansiklopedisinden sayfalar

Elde ettiğim harikulade sonuçlardan beğendiklerim şu şekilde ortaya çıktı:

Görebileceğiniz üzere Midjourney bize hayal edebileceğimiz bir zemin ve ilham veriyor. Elbette, bir kaç ders kitabı örneği ve bir kaç yaratık tasviri görüp bunları kafamızda bizler de birleştirebiliriz. Yaratıcılık zaten tam olarak bu demek. David Eagleman’ın “Yaratıcı Beyin” kitabında tarif ettiği yaratıcılık yollarından en önemlisi farklı konseptleri bölüp başka bir bağlamda yeniden birleştirmek…

O halde Midjourney’nin yaptığı iş yaratıcılık tanımına uymuyor mu?

Elbette Midjourney’nin bir bilinci ve duygusu olmadığı için bu tanıma uyamayacağını söyleyebilirsiniz. Bu durumlarda ben “uçuş argümanını” kullanıyorum:

Uçaklar uçuyor mu? Evet… Kuşlar gibi uçmadıkları için onların da uçmadığını söyelyebilir miyiz peki? Hayır. Eğer uçmak fiiline yüklediğimiz anlam, ya da onun için kullandığımız tanıma bakarsak bu tanım biyolojik bir canlı olmayı, kanat çırpmayı ya da tüylü olmayı gerektirmiyor. Yaratıcılığın ya da sanat eserinin tanımını değiştirmediğimiz sürece aynı şeyin bu tip yapay zeka araçları için de geçerli olduğunu düşünüyorum.

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Tevfik Uyar

Bilim(+kurgu) Yazarı & Bilimsel Şüpheci, PhD. & Uçak Müh.

Açık Bilim'in kurucularından, Yalansavar editörlerinden ve HBT yayın kurulu üyelerindendir. "Safsatalar" ve "Astrolojinin Bilimle İmtihanı" kitaplarının yazarıdır. Ödüllü bilimkurgu öyküleri, bilimkurgu romanları ve çeşitli alanlarda çevirileri bulunur.