Monthly Archives: Aralık 2017

2017’NİN ARDINDAN

(Bu adeti 2013’ten bu yana sürdürüyorum: 2013, 2014, 2015 ve 2016‘nın ardından)

Bir yıl daha sonra erdi. Kendi “arşivimi” oluşturmak adına dört yıldır sunduğum “bu raporu” bu yıl da ihmal etmeyeceğim. Ne var ki son üç yıldır yaptığım girişi yapacağım bu yıl da (maalesef):

Kişisel kazanımlarımı buraya yazsam da toplum olarak kaybettiğimizi düşündüğüm bir yıl oldu geçen yıl. Bu yüzden gerçek anlamda mutlu olduğum söylenemez. Akademi, eğitim, insan hakları, gelir dağılımı, eşitlik, adalet… Hemen hemen her alanda ülkemizin gittikçe daha diplere yuvarlandığı düşünüldüğünde bilgi, fikir ve eser üretmeye çalışan insanların daha çok çabalamak zorunda olduğu anlaşılıyor. Kimbilir belki de bu yüzden her yıl bir öncekinden daha yoğun geçiyor.

Peki bu yıl neler yaptım (yaptık)?

Popüler Bilim Faaliyetleri

  • Öncelikle iki yıl evvel sonlandırdığımız Açık Bilim Dergisi, bir podcast kanalı olarak zehir gibi geri döndü. iTunes’ta genel kategoride ilk üçten hiç düşmüyoruz. Bir ayda 100.000 MP3 dinleniyor! Ayda terabaytlar dolusu trafik yüzünden masraflarımız çok arttı. Bu nedenle Patreon üzerinden ücretli abonelik sistemine geçtik.
  • Aynı kanalda Bilim Arası adlı bir programa da başladık. Bu programda her hafta bir konuyu 5 dakika uzunluğunda ele alıyorum. Düzenlemesini Kübra Karacan yapıyor.
  • Yalansavar için de çok etkin bir yıl oldu. Her ayın ilk pazar günü seminerli, gösterili bir buluşma gerçekleştiriyoruz.  Dome Istanbul sponsorluğundaki bu buluşmaların her birinde Yalansavar’dan biri bir konuda seminer verdi. Hemen ardından da Kaan Öztürk ile birlikte canlı muhabbet teorisi gerçekleştirdik. 2017 yılı boyunca toplamda 8 buluşma gerçekleştirdik. Benzer bir “yıl sonu raporu” yakında Yalansavar sayfasında olacak.
  • Etkinlikler açısından da epey yoğun bir yıl oldu benim için. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü‘nde, ODTÜ‘de, Boğaziçi Üniversitesi‘nde ve Anadolu Üniversitesi‘nde çeşitli konuşmalar yaptım. İTÜ’de de lisans öğrencisiyken yıllarımı verdiğim UUMK’nın davetiyle bir seminer verdim.

TV Katılımı

  • TV programları da yoğundu. CNN Türk’te Deniz Bayramoğlu’nun harika programında 5 defa konuk olarak yer aldım.

Akademik

Kitap / Çeviri

  • Astrolojinin Bilimle İmtihanı’nı Seslenen Kitap için bizzat seslendirdim.
  • Domingo yayınevi için Tali Sharot’un “The Influential Mind” adlı kitabını çevirdim. Herhalde 2018 Şubat’ı gibi yayımlanır.
  • Yeni yazdığım bilimkurgu öykülerimden birini Artful Living’te, birini Bilimkurgu Kulübü’nde yayımladım. İkinci öykü kitabı tamam. Yayınevinden olur bekliyorum ;)
  • 2016’da başladığım Raftan adlı tefrika romanımı da tamamladım (Tamamı Medium’da)

Yazı/Çizi

  • Yalansavar için bu yıl sadece bir yazı yazabildim. Daha çok sesli yayınlara ve buluşmalara odaklandığımız için olsa gerek…
  • Herkese Bilim Teknoloji’de 12 yazı yazabildim… Aynı sebepten olsa gerek :)
  • Kamuoyunun dikkatini çekmek istediğim konularda Medium’u kullandım. Özel üniversite reklamları hakkında “etkili” olduğunu düşündüğüm şu yazı gibi mesela.
  • Prof. Massimo Pigluicci’nin bir yazısını da Türkçeye kattım :) Öfke kontrolü yaşayanların es geçmemesi gerek (Viva Stoacılık).

Son Olarak:

  • Nihayet kendime bir Github hesabı açtım!
  • Python ile, özellikle de makine öğrenmesiyle ilgilenmeye başladım. Kaan ve İlker Hocalar veridefteri.com‘u açtılar. Planım kendimi orada yazabilecek seviyeye getirmek! (Mesajınız var)
  • Stoacılığı tekrar anmak isterim… Sadece anayım şimdilik.
  • Sana bir ay, bana bir ay, yetmez gülüm 11 ay.

 

Kısacası… Yoğun bir yıl geçti yine. Umarım yeni yıl hepimiz için sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir yıl olur.

Sevgiler…

 

ANADOLU BİLİM GÜNLERİ: Bilim, Sözdebilim, Bilim Olmayan

17-18 Aralık tarihleri arasında doğup büyüdüğüm Eskişehir’de gerçekleşen Anadolu Bilim Günleri’nde, etkinliğin ikinci günü “Bilim, Sözdebilim ve Bilim Olmayan” başlıklı bir konuşma gerçekleştirdim. Aynı etkinlikte dostlarımdan Selçuk Topal ve Cem Say da vardı. Kendileriyle az da olsa görüşmüş olduk. Ayrıca etkinlikte Prof. Dr. Yavuz Unat’la tanışmak benim açımdan en büyük kazanım oldu. Yavuz Hoca’yla ileride pek çok paylaşımda bulunacağımdan eminim. Burak Kesayak’la da ne zamandır Twitter’den takipleşiyorduk. İlk kez yüzyüze tanışma fırsatımız oldu ve çok memnun oldum. Kendisiyle de gelecekte birlikte yapabileceğimiz şeyler mevcut. Kısacası: Güzel bir etkinlik, başarılı bir organizasyondu. Organizasyona beni davet eden IEEE kulübüne ve özellikle Ilgaz Onur Taş ile Ecem Taş’a çok teşekkür ederim.

Sunumu talep edenler için paylaşıyorum.

[Sunum]

Etkinlikten fotoğraflar (göbeğin sebebi etkinlik öncesinde iki gün anne beslemesine maruz kalmış olmam :) ):

 

 

BOĞAZİÇİ EVRİM GÜNLERİ: Ekolojik Rasyonalite ve Uyarlanma Araç Kiti

3-4 Aralık 2017 tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Evrim Günleri’nde “Ekolojik Rasyonalite ve Uyarlanma Araç Kiti” adlı bir konuşma gerçekleştirdim.

Sunumu talep edenler oldu. İsteyenler için buraya yüklüyorum. Konuşmanın videosunu yakında organizasyondaki arkadaşlar yayımlayacaklar.

[Sunum]

ÖYKÜ: KETOKE KUNURA

Korku denen duyguyu epeydir yaşamıyordum. Unutmuştum. Bu toprakların halkı bu duyguyu hiç yaşatmamıştı bana. Ne olmuştu peki? Ne olmuştu da ellerine geçirseler tüm etlerimi lime lime edecek, tüm kemiklerimi acımadan kıracak, belki kanımla topraklarını sulayacak, cesedimi de köpeğe benzer hayvanlarına verecekmiş gibi nefretle, hiddetle kovalamışlardı beni?

Kalbimin şiddetli atışını şakağımın hemen altında, boğuk vuruşlarını da kulağımın içinde hissediyordum. Nasıl da vahşi hayvanları andırıyordu bakışları? Önüme geçen ergen irisinin hiçbir ebeveyninden görerek öğrenmediğine emin olduğum o hiddeti nasıl da gözlerinden fışkırıyor, sanki soylarına kıran sokmuşum gibi intikam arzusuyla bakıyordu bana?

Anlayamıyordum. Ödüm kopmuş, adeta ölümü ensemde hissetmiştim. Üstelik buna sebep olan bu topluluk evrenin en sakin, en barışçıl topluluğuydu. Öyle ki, bugüne dek bir kez olsun yanlarında kendimi huzursuz hissetmemiş, bana karşı düşmanca bir tutum takınabileceklerini aklıma bile getirmemiştim. Bir şekilde bam tellerine basmış olmalıydım. Herhalde inançlarına saygısızlık etmiş ya da tepelerini attıracak bir şey yapmış olmalıydım.

Şimdi, uzun bir direğin üzerine kondurulmuş gözcü kulesine benzeyen ama epey genişçe olan araştırma laboratuvarımızdaydım. Düşme endişesiyle ardıma bakmadığım için arkamdaki çalı çırpı seslerinden beni laboratuvarın aşağı yukarı yüz metre yakınına kadar kovaladıklarını biliyordum. Sanki benim göremediğim ama onların bildikleri bir sınır varmışçasına bir yerden sonra vazgeçmişlerdi. Ben yine de durmamış, tükenmekte olan takatimin son kırıntılarıyla direkten aşağı salınan merdivene atılmış, kulenin çelik korkuluklu balkonuna erişir erişmez merdiveni ardımdan toplamıştım. Şimdilik emniyetteydim.

Devamı: http://www.bilimkurgukulubu.com/edebiyat/kisa-oyku/ketoke-kunura-tevfik-uyar-kisa-oyku/

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google