Büyük usta Neşet Ertaş aramızdan ayrılalı 2 yıl oldu.

Neşet Ertaş, “şark kurnazlığının” tam tersinde, karşı tarafında duran insandır. Gariban Anadolu’dur. Sanatını içini dökmek ve karnını doyurmak için yapar. Boğazdan villa almak ya da “löküs” arabaya binmek için değil.

Bir belediye tarafından konser biletinin ne kadar olması gerektiği sorulduğunda “gençlerin bi cıgara parası var onu da biz almayak” diyecek kadar gözü toktur Neşet Ertaş.

Eserleri izin alınmadan kullanılmış, hatta pek çoğu sahiplenilmiş, başkaları altlarına kendi adlarını yazmışlar ancak Neşet Dayı hiçbirine telif davası açmamıştır.

“Bozkır’ın Tezenesi” olmak budur; Salt müzik yapmak değil; bozkırın tarlalarında emek edip yorulup terini mendile silmek, bir ağacın dibine oturup alamadığı yârini düşünmek, ona bir bozlak yakmaktır.

Bu dünyadan bir garip geldi geçti…

Rahat uyu Neşet Dayı.

 

Yazımı Kışa Çevirdin
Karlar Yağdı Başa Leyla’m
Viran Oldu Evim Yurdum
Ne Söylesem Boşa Leyla’m

Her An Gözümde Perdesin
Nere Baksam Sen Ordasın
Mevlâ’m Ayrılık Vermesin
Göğde Uçan Kuşa Leylâ’m

Yarden Ayrı Kalmak Ölüm
Söyle Ne Olacak Halım
Böyle Kader Böyle Zulum
Gelir Garip Başa Leyla’m

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: