Ebil dedem kalpten ölmüş. Ben de ona çekmişim.

Hiç görmediğim dedemin adı gariptir biliyorum, pek alışıldık değil. Kendisi de garipmiş, ama “tuhaf” anlamında değil. Naif, sakin, olumlu ve gürültüsüz her şey… Öyle garip… Garibân gibi…

Kalpten ölmek de iki türlü. Birincisi şu “eceliyle” denilen. Temiz, sade ve belli bir yaş geçilmişse kişiye yakıştırılabilen. İkincisi de ölmeye nereden başlandığını anlatıyor. Benimki kalpten başladı diye dedeme çekmişim, ama ben naif ya da sakin değilim ve hatta bir miktar tuhafım belki de. Bilemiyorum.

Bu kalpten ölmelerin türlü sebebi vardır. Bir tanesi matematiğin bizzat kendisidir. Misâl; birine ziyadesiyle değer verdiğinizde ve bunu da gösterdiğinizde “elde var bir” sendromu yaratıyor olabiliriz. Öyle matematikteki gibi ama başka: Bu “nasılsa elde” olandan. Lakin yine de toplama işlemi yapılıyor: Önce dağılıyor her şey, sonra toparlanıyor. Sonra yeniden dağılıyor, sonra yeniden toparlanıyor. Sonra biri bakıyor ki dağılmasına rağmen hep de toparlanıyor, bir adım daha ilerlerken “elde var bir” diyor. Diğerinin sol basamağı ötekine ekleniyor.

Şu kalpten ölmeyi tam anlatamadım bak… Dedim ya ölmeye nereden başlandığıyla ilgili, dedemin uğramadığı, benimse içinden geçtiğim ikinci akibet. “Elde var bir” toplamaları, insanda çıkarma işlemi yaratıyor. Duygular çıkarsa işin içinden buna kalpten ölme denir. Sağlaması yok, olsa da çok zor. “Elde var bir” çarpmaları ise bölünmeye neden oluyor. Kapılar çarparken varlığımız bölünüyor: Yüz gülüyor, ruh gülmüyor. Vücutlar sıcak ama bakışlar değil. Kulak dinliyor ama algılanan bir şey yok.  Ümitler minik parçalara bölündüğünden kaygan zemine karşı koyamıyor. Direnemiyor. Oluştururken kolay ümit… Ancak bir defa yiterse -ki çok sağlam pençeleri de vardır aslında- gelmez. Nazlı olduğundan değil, zamanın akışına ters olduğundan. Zira zaman ruhta değil, zaman ustadır. Zaman usta olduğundan us için açıktır ve vecizdir de:

“Dün dündür, bugün bugün…”

Velhasıl… Ebil dedem kalpten ölmüş. Ona çekmiş bendeniz.

Zeki Müren’den şarkılar dinlediniz…

 

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir