Mutlu çiftler kilo alır derler. Bu yaygın bir deyiştir ve muhtemelen tecrübe edenlerimiz de vardır.

Hipotezin görgül kanıtlarına da rastlandığını okudum bir kaç yerde. Bir adet boylamsal çalışmayı Meltzer ve ekibi yapmış. Araştırma kapsamında 169 evli çift 4 yıl boyunca izlenmiş ve anlamlı bir şekilde kilo aldıkları tespit edilmiş. Üstelik her yıl yapılan iki ölçme işleminde ilişkiden duyulan memnuniyet de ölçülmüş ve ortaya çiftlerin mutlu olduğu sürece kilo aldıklarına yönelik önemli görgül bulgular konmuş.

Meltzer’in açıklaması insanların mutlu bir ilişki içerisinde dış görünümlerine verdikleri önemden vazgeçtikleri, bu yüzden de yediklerine dikkat etmedikleri üzerine. Akla yatkın geliyor; ancak geçenlerde Aysu Uygur, İlker Öztop ve Alp Sipahigil’in hazırladığı Bilim Kazanı adlı programın şu bölümüne konuk olarak katılan Dr. Deniz Ertürk‘ten dinlediklerim bana çok başka bir sebep daha düşündürttü.

Öğrendiğime göre mikrobiyotamız zenginleştikçe sindirim verimimiz artıyormuş. Biraz açmak gerekirse şunları söyleyebilirim: Vücudumuzda hücre sayımızdan çok daha fazla mikrop taşıyoruz. Bunların hepsi patolojik yani hastalığa neden olan mikroplar değiller. Hatta kimisi faydalı da, özellikle sindirimimize yardımcı olanlar. İşte vücudumuzdaki bakteri yerleşiminin tamamına mikrobiyota diyoruz ve bu sindirim sistemimizdeki mikrobiyotanın çeşitliliği arttıkça besinleri daha iyi, daha verimli sindiriyor ve birim besinden aldığımız kalori miktarı artıyormuş.

Hâl durum böyle olunca aklıma şu soru düşmedi değil:

Çiftler birlikteliklerine başladıklarında birbiriyle pek haşır neşir oluyorlar doğal olarak. Dolayısıyla derimizde, terimizde, diğer vücut sıvılarımızda yer alan mikroplar çiftin üyeleri tarafından paylaşılıyor, birbirlerinin mikrobiyotalarına dahil oluyor. Bu durum çiftimizin sindirim verimlerini, dolayısıyla yediklerinden elde ettikleri net kaloriyi arttırıyor ve bu da kilo alımına bir katkıda bulunuyor olabilir mi?

Merak ettim.

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

9 Comments On This Topic
  1. Ataç
    01 Temmuz 2014

    Eğer frijitlerin zayıflığını gösterebilirsek neden olmasın? Öte yandan önermenizi kuvvetlendirebilecek deney sonuçlarım olabilir…

  2. Sibel
    01 Temmuz 2014

    Peki bu beraberlik esnasında uyum iyi ise fiziksel aktivitenin de artmış olması gerekmez mi ?

    • Tevfik Uyar
      03 Temmuz 2014

      Kesin bir şey söylemek zor :O)

      Birincisi fiziksel aktivite artışı ilk zamanlarda yüksek olsa da sonraları düşebilir. İkincisi, fiziksel aktivite artmıyor, sadece şekil değiştiriyor olabilir. İnsanlar sevgili edinmeden önce enerjilerini spor, yürüyüş, eğlence vb. başka etkinliklerde harcıyor olabilirler. Zaten tek faktörün etken olması mümkün değil kanımca.

      • Sibel
        03 Temmuz 2014

        Tek faktörün etken olması imkansız gibi. Sevgili öncesi / sonrası fiziksel aktivite tek etken olsa, bekar obezler/frijitler ortaya çıkıyor. Belki de beyin “tamam arkadaş eşini buldun, başkalarına cazip görünme” diyor. İyi de cazibenin tek kriteri fiziksel görünüm mü ? Bir çok faktör birbirini tetikliyor olmalı

        • Tevfik Uyar
          03 Temmuz 2014

          Yüksek ihtimalle değil… Zaten herkes fiziksel görünümüne dikkat etme ihtiyacı hissetmiyor. Ya da erkekler kadınlardan daha az dikkat ediyor kilolarına. Sadece cazip görünme ile ilgili olsa ve o da fiziksel görünümle ilgili olsa en azından cinsiyetlere bağlı bir fark çıkmalıydı ortaya. O da olmadığına göre, psikolojik açıklama yetersiz ve kapsamsız bence. Bir kaç etken süperpoze. Net.

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: