Monthly Archives: Şubat 2014

NASREDDİN HOCA’NIN EŞEĞİ

Nasreddin Hoca dilinde neşeli bir türküyle hızlı hızlı köyün etrafında dolaşmaktadır. Köylüler kendisinin bu halini görür ama ne yaptığına bir türlü anlam veremez. Nihayet birisi çıkar sorar:

– Hoca hayırdır, ne arar, ne gezersin?- Eşeğimi kaybettim de onu arıyorum
– E bu neşeli türkü niye? Eşeğini kaybeden bu kadar neşeli olur mu?
– Bir umudum şu dağın ardı… Orada da bulamazsam gör sen bendeki feryâdı.

Bugünkü tahliyelerden sonra anladım ki; yine de bir umudumuz varmış. Birileri “ben zaten biliyordum” havasına girse de bakmayın, herkesin yine de fikren dayandığı son kale, en azından ilk operasyonda ne idüğü belirsiz karanlık kara para işleri çevirenlerin cezalarını almasıymış. Hepimiz ilk defa paranın, malın, mülkün, siyasi gücün birilerini içeri tıkmaya engel olmaması gibi harikûlâde demokratik ve adil bir şey ile karşı karşıya idik ve bu da bizler için bir güvenceymiş demek ki.

Ne var ki eşeğimizin o dağın ardında olmadığını görmemiz de uzun sürmedi. Bugün kamu vicdanı yalama oldu.

Adalete ve devlete duyulan güvensizlik toplumun yaşama motivasyonunu düşürür, tükenmişlik sendromuna yol açar. İnsanlar bilecek ki ne kadar çalışsa da bazıları kadar imtiyaza sahip olamayacak; önünün kesilmesi için birilerinin istemesi yeterli olacak. Bir takım imkanlardan faydalanmak ve eşit muamele görmek için sebat ve çalışkanlık değil, “dayılar” ve yalakalık geçerli olacak.

Bu şartlar altında ülkenin üreten, çalışan, ümit eden, değer katan kesiminden hiçbir şey bekleyemezsiniz.

Hoşgeldin ‘Anomi’.

Galaktik Tiyatro Çıktı!

Galaktik Tiyatro

Galaktik Tiyatro

Türkiye’de Yayınevleri artık öykü kitabı basmıyorlar, çünkü satış potansiyeli olduğunu düşünmediklerini ifade ediyorlar. Başka bir kitap projem için şimdiden iki yayınevi bulmuş olmama rağmen, öykü kitabıma bulamıyordum (gerçi Versus Kitap ile özel şartlarda anlaşmıştık ama daha sonra çeşitli talihsizlikler oldu).

Somut bulan hayallerimden birisi olan “Bilgi Çağı Şirketi” Entropol bünyesinde, Türkiye’nin ilk profesyonel <<sadece>> çevrimiçi yayınevini -nihayet- Dünya’ya getirdik: Entropol Kitap. Daha ilk kurulduğunda doğaya ve çevreye saygılı olacağını bir ilke olarak ilan eden Entropol, kurduğu bu yayıneviyle de “hiçbir ağaca zarar vermeden yayıncılık!” prensibine bağlılığını göstermiş olacak.

E haliyle, Entropol Kitap ile birlikte giriştiğimiz ilk iş, “Fırıldak” ve “Son Mektup” gibi ödüllü, “Galaktik Tiyatro” gibi seçilmiş ve üçü de daha önce farklı dergilerde yayınlanmış olan toplamda 6 adet öykümü birleştirmek oldu.

“Galaktik Tiyatro” adlı öykü kitabım 137 sayfa olarak, 978-605-85335-0-9 ISBN nosuyla EPUB formatında resmen yayında.

Kitap hakkında bilgiye de şu adresten ulaşabilirsiniz:

Entropol Kitap:
http://www.entropolkitap.com/kitap/galaktik-tiyatro/

Goodreads:
https://www.goodreads.com/book/show/20911301-galaktik-tiyatro

SATIN ALMAK İÇİN

Google Play Books
(Türkiye ve Avrupa)
İdefix
(Tüm Dünya)
D&R
(Tüm Dünya)
iBookstore
(ABD ve Türkiye)
google-play-logo1 idefix dr iBookstore

 

Karamsar Kötümser Körümser

Havalar güzel. Güzel olması kötü. Çirkin bir şey kışın yaz yaşamak. Bugün çirkin olmasa da yarının çirkinliğini şimdiden iyi anlatıyor bizlere. “Gelecekten kimse haber veremez” yalan.

Gayet de veriyor. Uzun yıllardır da verdi zaten; bilim insanları gayet de güzel anlattılar. Onları bir kenara bıraktım: Gelecekten haber veren bizzat geçmişin kendisidir: Anasaziler, Paskalya adalılar, Mayalar… Önce ağaçlarını yok ettiler, sonra kuşlar yok oldu ve hayvanlar da, onlar yok olunca yağmur zaten yok oldu, sonra hepsi yandı bitti kül oldu… Su nerde?

“İnek içti!”

Şimdi inek gibi içiyorlar memleketi. Tıpkı Mayalı krallar, Paskalyalı despotlar, Anasazili liderler gibi heykel dikme, anıt yaptırma, görkemli binalar inşa ettirme yarışına girdiler ve o sırada kalanlar da tıpkı mayalı, paskalyalı, anasazili halklar gibi bölündüler: “kraldan çok kralcılar” ve “açtan çok açlar” olarak.

Ama ne kral olmak, ne kralcı olmak, ne aç olmak kaderleri değiştirir; örgütlü bir cehaletin, kararlı bir tahribatın, açgözlülüğün ve zulmün hüküm sürdüğü bir toprakta. Paskalyalılar yamyam oldu, Mayalar başka milletlerin hizmetine girdiler, Anasaziler toz oldular. Nihayetinde öldüler hepsi.

Yine olacak. Tarih tekerrür edecek. Tarihin tekerrür etmesi tarihin bir özelliği değil, doğa kanunlarının kesinliğinden, insanın aptallığındandır.

Unutulmasın diye demiştik daha önce:

Ağaç ölürse herkes ölür!

Üretim Ekonomisi Kongresi 21-22 Mart’ta İKÜ’de

 T.C. İstanbul Kültür Üniversitesi tarafından ilki düzenlenecek olan ulusal Üretim Ekonomisi Kongresi 21-22 Mart 2014 tarihlerinde T.C. İstanbul Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek.

Yıllık olarak düzenlenmesi planlanan kongre ile günümüz koşullarında tartışılması gereklilik arz eden; Uluslararası İşbölümü, Endüstri Coğrafyası, Bilim Tarihi, Teknoekonomi Politikaları, Üretim Yönetimi, Üretim Finansmanı, Üretim Sistemleri, Çalışma İlişkileri, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ve Bilgi Ekonomisi konularında nitelikli bir tartışma platformu oluşturmak amaçlanıyor (alıntı sonu).

“Stratejik Endüstrilerde Yerli Ürün Geliştirmek ve Üretmek için Kavramsal Bir Model: 3K” adlı bildirimi 21 Mart 2014 Kültür Üniversitesi Ataköy Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek olan Üretim Ekonomisi Kongresi‘nde sunacağım. Saat 13:00’te yapacağım sunumuma tüm ilgilileri, araştırmacıları ve dostları beklerim.

Kongreye dinleyici olarak katılım ücretsizdir.

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google