Yıl 2008. Airex Fuarı. O dönemde Aviation Türk dergisinin Genel Yayın Yönetmeni’yim. Havacılık sektöründe başarılı bir ticari dergi girişiminde bulunmuş, masalara gelir gelmez evlere arşiv olarak kaldırılan bir dergi çıkarmıştık.

Fuarda standımız var idi, ben de hem dergiyi tanıtmak hem de tanımadıklarımla tanışmak için standları geziyordum. Top Air standına uğradım. İçeride beyaz saçlı, beyaz sakallı bir adam. Selam edip dergiyi anlattım. Beni durdurdu.

– “Sen şimdi gazeteci misin?” dedi.
– “Dergiciliği de gazetecilik sayarsak öyle diyebiliriz” dedim.
– “Beni tanıyor musun?”
– “…”
– “Ben Murat Öztürk. Benim adımı hiç duymadı isen kendine bu sektörde gazeteciyim deme…”

Altıncı sayısına erişmiş olan, fuar sayısında rekor reklama imza atan bir derginin editörü olarak burnum havada idi, bu yaklaşımı ukala bulmuş, toyluğun verdiği gazla Murat Öztürk’e kızmıştım.

Ancak sonradan öğrenecektim ki rahmetli Türkiye’de “hava fotoğrafçılığı”nın babasıdır. Piyasada gördüğünüz havadan çekilmiş fotoğrafların %90’ı kendisine aittir. Bunları zevk için çeker, telif bile almaz, pek çok işletme kendisinin resimlerini pervasızca kullanır, çoğu zaman altına onun adını yazmayı unutur, ama o bu işi şevk ve aşk ile yaptığı için telif davaları peşinde koşmaz… Zira daha sonra kendisine saygımı ifade edecek, hatta o gün kötü bir söz söyledi isem affetmesini dileyecektim. O ise olayı hatırlamayacaktı bile.

Bildiğiniz üzere dün Adana’da bir akrobasi uçağı düştü ve pilot Murat Öztürk’ü kaybettik.

İnsanın tanıdığı birini böyle bir uçak kazasında kaybetmesi çok acı bir şey. Aramızda dört hangar vardı, komşu idik, duayendi. Duyduğumda ağzımı kapatamadım, şoktan kaynaklanan ve gözlerime yürüyen istemsiz yaşları durduramadım. Ne yapacağımı bilemeden, internette bir gazeteden okuduğum haberi tekrar tekrar okudum. Elim telefona gitti ve ağabeyim Hakan Kaygun’u aradım. Bana dediği şu oldu:

1995’te MD500 helikopter dağa çakılmıştı. Sevdiğimiz arkadaşlarımızdan Pilot Ömer Oruçoğlu ve Teknisyen İrfan Köken’i kaybetmiştik. O zaman Ali İsmet Öztürk bize şöyle demişti: “Bu meslek böyle… İşte şimdi gerçek havacı oldunuz”. Maalesef aynı cümleyi ben de senin için kuracağım kardeşim.

İşte şimdi gerçek havacı oldun. Allah tekrarını yaşatmasın.

Evet… Böyle imiş meğer. Bu meslekte sevdiklerini, tanıdıklarını, ağabey dediklerini, iş arkadaşlarını hep kaybetme riski var.

Güle güle Murat Öztürk. Fotoğrafların daima seni yaşatacak.

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: