ADIN ÇIKMIŞ RUSYA

Havacılık çevrelerinde geçtiğimiz hafta (9 Mayıs) 37 yolcu ve 8 mürettebat ile gerçekleştirdiği gösterim uçuşunda düşen Sukhoi Superjet 100’ün akıbeti tartışılıyor…

Sukhoi Superjet projesinin bittiği, iptal edilebileceği, bu kazadan sağ çıkamayacağı yönünde yorumlar var.

Sebep? Yeni uçak… Üstelik bir de Rus uçağı.

Ancak gerek finansal yapıya, gerekse endüstriyel katılıma bakıldığında projenin paydaşlarının büyük ölçüde Rusya dışında olduğunu görüyoruz ki, bu da işin rengini birazcık değiştiriyor. Uçak lisans olarak bir Rus uçağı olmasına karşın, Avrupalı firmalar büyük ölçüde risk ortağı.

Bu yüzden bu fikre itiraz edeceğim.

Müşterek Yatırım Projesi, Superjet 100.

Komunist rejimlerin teknoloji konusunda öncelikleri farklıdır. Kapitalizm, liberalizm ve içeriğindeki rekabet kalite, imaj ve verimlilik kavramlarını doğurunca ikinci dünya ülkeleri (sanayileşmiş komünist ülkeler) biraz geri kaldılar. Ancak bu gerilik bir donanımın varlığı ve yokluğuyla ilgili değil ,kalitesiyle ilgilyidi. Zira komunizm işlevsellik ve istihdamı hedefler. Oldukça işlevsel sovyet helikopterlerinin kalabalık mürettebat ile oldukça pahalıya işletildiğini hatırlayınız.

Hal durum böyle olunca kökü sovyetlerde atılmış demirperde sanayii yaklaşık bir on yıldır bir tür geçiş sancısı yaşıyordu. Bu geçiş sancısını aşma stratejisi, geçtiğimiz on yıl içerisinde batılı şirketlerle ortaklıklar oldu. Sukhoi de bu yolu tercih edenlerden birisi.

Sovyet sonrası Rusya’nın ilk sivil jeti Sukhoi Superjet 100, daha kavramsal tararım aşamasında (2002) Sukhoi-Boeing ortaklığına sahne oldu ve daha sonra Boeing bugüne kadar danışman olarak devam etti. İtalyan Alenia Aeronautica’nın stratejik ortak olmasıyla Avrupa kıtası da Superjet’e dahil oldu.

Kısa sürede sadece uçağın tasarım ve imalatına 30 yabancı firma katıldı. Uçağın motoru olan SaM146 ise (23 Haziran 2010 tarihinde EASA sertifikasyonu gerçekleşti) Fransız Snecma ile Rus NPO Saturn’ün müşterek yatırımı olan PowerJet tarafından üretiliyor.

Uçağın imalatındaki endüstriyel katılıma bakıldığında uçuş kontrol sistemleri ve motor haricinde neredeyse hiç Rus endüstrisi göremiyoruz. Uçuş kontrolü sahasında görmemizin sebebi de muhtemelen Rusların özellikle muharebe uçaklarında elde ettiği muazzam deneyimin, batı teknolojisine ihtiyaç duymayacak ölçüde olması.

Velhasıl, Rusya’nın hali hazırda mevcut olan kendi pazarına ilave olarak doğrudan Avrupa satışlarına oynadığı bu koz oldukça da sonuç verdi. Pazarlaması ise İtalyan Alenia Aeronautica ile Sukhoi’nin yine bir müşterek yatırımı olan Superjet International firmasına ait. 2007’de bu ortaklık kurulduğundan beri uçağın uluslarası çaptaki satış adedi 180’i geçti.

Superjet 100 Avrupa, iptal edilecek bir projenin ve iflas edecek bir Powerjet ve Superjet International’ın başrol oyuncusu. Projenin stratejik risk ortağı, başka bir Rus firması değil, ana donanımlardan ikinci en büyüğünü üreten Powerjet firmasının %50 ortağı Fransız Snecma.

Projeye ne olur?

Finansal olarak sadece Rusya’yı bağlamayan bu uçağın geçirdiği kaza, en az bir Avrupalı muadili kadar incelenecek ve Rus menşeili olarak ayrı bir muameleye tutulmayacaktır.

Zira uçak EASA sertifikasyonuna sahip. Bu sertifikasyona sahip olan bir uçak, emniyet açısından herhangi başka bir EASA sertifiyeli uçaktan daha az kalır yana sahip değildir. Bu bir standarttır. Uçakla ilişkin başka pek çok sahada kalite farklarıyla karşılaşılsa da emniyet açısından asgari gereklilikler tamdır. Ve uçağın muadillerine göre neredeyse yarı yarıya ucuz, oldukça iyi bir birim fiyata -hemen hemen 35 milyon USD- satılıyor olması ona büyük bir rekabet avantajı sağlıyor.

Hal durum böyle olunca Süperjet kazasından önemli bir sürpriz çıkmadıkça naçizane imajla ilgili bir ilave bir problem olacağını, Rus uçaklarının kötü şanının üzerine yenisinin ekleneceğini sanmıyorum. Kaza raporunun temiz çıkması ve yapısal bir probleme işaret etmemesi halinde Avrupa’daki bazı kurum, kuruluş ve basın yayın organlarından destek mesajları gelecektir. Bir süre sonra fuarlarda gerçekleştirilen yeni uçuş ve satışlarla uçak imaj tazeleyecektir.

Bizimki bir öngörü. Yanılmak da bize mahsus; zamanla göreceğiz.

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: