Batı Apronunda Otopark Çilesi

Devlet kurumlarının hızlı karar alıp uygulamaları genelde vatandaşlarda “çile”ye sebep olmuştur. DHMİ’nin İlk Müdahele Yangın Birimi inşaatı da bu çile jeneratörlerinden birisi oldu. Genel Havacılık Terminali’nin huzurlu otopark havası bozuldu.

Bildiğiniz üzere bir süre önce genel havacılık terminalinin sağında kalan otoparkın İlk Müdahele Yangın Birimi oluşturmak amacı ile bir anda kapatılması ile batı apronu çalışanları ciddi bir otopark sıkıntısı çekmeye başlamıştı.

Herhangi bir görüş alışverişi yapılmadan ve öncesinde de hiçbir önlem alınmadan başlayan inşaat; basit bir park alanı ihlalinden çıktı artık. Sorun sürekli olarak sorun doğuruyor.

En son kulağımıza gelen bilgiler yeni otopark diye yapılan alanın İlk Müdahele Yangın Birimi araçlarına ait olduğu yönünde. Yani eskiden açık bir alan bulunmayan ve şu an toprağın kazınması yoluyla açılmış olan bölgede inşa edilen müstakbel otopark alanı, zaten sadece yangın araçlarına ait olacakmış. Bu da yeni durumun kalıcı olacağı anlamına geliyor. Oysa çalışanlar arasında yayılan söylenti buranın çalışanlara ait alandan kesilen otopark bölgesini ikame etmek amaçlı yapıldığı idi…

Konuyu basit bir otopark meselesi olarak görmemek gerekiyor. Zira benim şu an aklıma gelen aşağıdaki hususlar her gün yaşanıyor ve bu durumda da yaşanmaya devam edecek:

Park alanı yetersizliği ve sıkışmalar: Sürekli olarak işe gidip gelen kimseler bu duruma alışsa da geçici olarak terminale gelen araçların dalgınlık ya da dikkatsizlik sebebiyle bir diğer aracın çıkışına engel olacak şekilde parketmesi gün aşırı tartışma ve kavgalara sebep oluyor.

Kaza riski: Yeteri kadar park alanı varken yol kenarına araç parkedilmiyordu ancak bir süredir park alanı bulunamadığından batı apronundan yukarı çıkan yol boyunca sağlı sollu araçlar bulunuyor. Bu sağlı sollu araçlar normalde iki şeritli olan yolu daraltıyor. Yolun daralması genel havacılık terminaline inen yokuş boyunca bir sorun yaratmasa da yokuşun sonunda terminale dönen yol ciddi bir kaza riski oluşturuyor: Çünkü orada uyarıcı bir levha yok ve tam o dönüşte araçlar burun buruna geliyor. Batı apronu çalışanları olarak bizler bu durumu bildiğimiz için çıkışlarımızı ve inişlerimizi dikkatli yapmaya başladık ancak inen ya da çıkanın geçici bir ziyaretçi olması halinde kaza olması işten bile değil.

Diğer riskler: Geçtiğimiz günlerde apron parmaklıklarının yıkılması gibi normalde arabaları tehdit etmeyen unsurlar yol kenarındaki araçları tehdit eder hale geldi. Olasılıklar çok düşük de olsa arabalarında yakıt depoları olduğu ve apronun hemen kenarında yer alan bu araçların kendilerinin risk altında olmasının yanısıra, oluşabilecek potansiyel bir tehlikenin etkilerini arttıracağı da hesaba katılmalıdır.

Bu araçlar için yeni bir otopark alanı yapılmasını beklemiyoruz; zira öyle bir düşünce zaten yok. Ancak yukarıda bahsettiğim o dönüşte hem gelen hem de giden için mutlaka uyarıcı levhalar bulunmalı.

Bir kaza-bela olursa bunun vebali bu konuyu dikkate almayan yöneticilerin olacaktır. Haklı çıkmak ve “ben yazmıştım” demek istemiyorum.

Herkese iyi haftalar.

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: