Apollonia Fırtınası

Herkese bulaşmış,
Sinsi hastalığın…
Duaları tutmuyor ki İvan’ın.
Gece olmayagörsün,
Çalınır kapın,
Üç gece art arda boş kalmaz divanın.

.
Senelerdir bir hastalık gibi tutarsın beni,
Ben alışamam bir türlü sert soğuk fırtınana…
Yok olursun sen de,
Ben yok olursam,
Alırsa beni böğrüne tabiat ana…

Getirme yağmur,
Getirme kar,
Ben sığındım yaradana.

II

İvan da mazlum,
Ben İvan’a teslim,
Aynalar, hançerler, divan telleri.
Korkular, hayaletler ve kemik sesleri.

Mezar kapaklarında adın kazılı duruyor,
Üç beş meczup bunu dua zannediyor.

Korkular, hayaletler ve kemik sesleri,
Son yemeklerinden yıllar geçmiş,
Kokuyor nefesleri.
Aynalar hançerler ve divan telleri.

Apollonia.
Günahın adı, şarabın tadı.
Ölümün kabul edilebilir tek yanı.

III

Herkese bulaşmış,
Sinsi kurnazlığın.
Tüm kadınların ruhundaki şeytan.
Dişe diş,
Yüreğe yürek,
Vicdana vicdan,
Kana kan…
Ol intikam!
Yar intikam!