Bestelerimden birini Burak Unutulmazsoy ile birlikte düzenleyerek bir kaç hafta önce yayına sokmuştuk, ancak şarkıyı bu site ve facebook haricinde herhangi bir mecrada tanıtmamıştık. Aslına kaydın yayınlama ve düzenleme amacı olmadan sabahın 6’sında Nokia E-72’nin kayıt kabiliyetlerini test etmek amacıyla yapılmasının bunda büyük etkisi vardı. Yani süper bir artortam (ambiyans) ayarlayıp, çok dinç ve komşuları rahatsız etme kaygısı taşımadığımız bir ortamda olmadı kayıt. Bağırmaya çekindiğimiz de ayan beyan belli oluyordur. Velhasıl bir şekilde kaydettik, düzenledik, yayınladık.

Haftasonu bana uğrayan sevgili dostum Ömer Cansızoğlu, şarkıya bir klip yaparak youtube gibi mecralarda da yayınlayabileceğimizi söyledi. İkimizin favori filmi olan İngiliz Hasta’nın film görüntülerinin de uygun olabileceğini önerdi. Benim de aklıma yatınca hemen çalışmaya başladık. Kendisiyle birlikte yaptığımız ilk klip, Adobe Premier’in çökmesi ile son anda rezil oldu gitti. Motivasyon sıfıra düştü: Program ya da bilgisayar hiçbir şey kurtarmamıştı. Ancak aynı gece “hangi sahneleri kullanalım” sorusu yanıt bulduğu için oturup yarısını yaptım, ertesi gün de kalan kısmını. Acele ve motivasyonsuzluktan da biraz acele ve acemi oldu açıkçası.

Ancak neticede ortaya bir klip çıktı. Bu klip aşağıda… Beğenenlerin paylaşarak, yorumlayarak katkıda bulunması temennimizdir.