Pilot-Kule Oryantasyonu

Zaman zaman pilotlar ve kule arasındaki konuşmaların facebook, youtube gibi sosyal ya da görsel paylaşım sitelerine düştüğünü görüyoruz. Kim haklı kim haksız, konuşmalar ne kadar etik mühim değil… Elbette kime sorsanız kendini savunacak nedenleri vardır. Bu yazıda kimin haklı olduğuna karar vermeyeceğiz, ancak bu gibi sorunların önüne nasıl geçilebilir diye bir öneride bulunacağız.

Empati, Türkçe söyleyişiyle: Eşduyum.

Eşduyum kelimesinin çok güzel bir havası var.

Eğer ki bir insan kaynakları uzmanıysanız, ya da bir eğitmen ya da öğretmenseniz, ilk olarak size empati kurmayı öğreteceklerdir.

Eğitici olmak için aldığımız bir eğitimde saygıdeğer hocamız Nilgün Özkan bizlere “buz kırma” adlı bir uygulama yaptırmıştı. Kimse kendini tanıtmamıştı. Herkes karşı cinsinden bir partnerle eşleşmiş, verilen yarım saat süre içerisinde onu tanımaya çalışmış ve sanki oymuşçasına tahtaya çıkıp kendini anlatmıştı. Burada mesele, bir piyes, eğlenceli bir faaliyet yürütmek değildi. Başkası gibi düşünebilmeyi öğrenmekti, hatta tüm kimlik öğelerinin yanısıra cinsiyeti farklı olduğunda bile.

Geçtiğimiz hafta yılların hava trafik kontrolörü bir insanla sohbet etme şansım oldu. Şirketimize ziyarette bulunan kişi ile güzel bir çay sohbeti yaptık. Eskiler anıldı, başlarına gelen ilginç olayları anlattı. Hatta hava trafik kontrolörlüğünün kendine has meslek hastalıkları olabilecek kadar stresli bir iş olduğunu anlattı… Böylece bu hastalıklar dolayısıyla hakk-ın rahmetine kavuşanları da anmış olduk. Bu değerli havacılarımıza tekrar tekrar rahmet dilerim.

Kendisiyle sohbet ederken aklımda bu gibi sorunların nasıl aşılabileceğine dair onlarca fikir oluşturmaya çalışıyordum.

Çözüm o güzel ahengi ve telaffuzuyla “eşduyum” olarak canlanıyordu aklımda.

Pilotlarla kule personeli arasında zaman zaman sorunlar olabiliyor. İlk cümlemde de söylediğim gibi, bazen bu diyalogların sosyal paylaşım sitelerine düştüğünü görüyoruz. Gülüp geçiyoruz ya da hayretler içerisinde dinliyoruz belki ama o sırada çok ciddi bir işi yürütüyor olan iki ayrı çalışanın hangi stres içerisinde bu gibi diyaloglara girerek belki de hem kendilerini, hem de sorumlu oldukları yolcuları nasıl bir tehlikeye atabileceğini düşünmüyoruz. Onları suçlayamayız… Onları suçlarsak biz de eşduyum eksikliği yapmış oluruz. Bir yanda, arkasındaki 100’den fazla yolcu ile sağ salim meydana inmeye çalışan pilot, diğer yanda ise onlarca uçağı sınırlı bir zamanda emniyetli bir şekilde konumlandırmaya ve indirmeye çalışan, konuşmaya bile vakit bulamayacak bir personel…

Şimdi… Bu iki personelin birbirlerine daha hoşgörülü ve daha anlayışlı yaklaşmalarını sağlamak için ne yapmak gerek?

Oryantasyon!

Eğer ki her pilotu, eline brövesini vermeden önce bir kez kule ziyaretine, eğer ki her kuleciyi lisansını vermeden önce bir kez kokpite bindirirsek, bu iki personelin hangi şart ve streste çalıştıklarını birbirlerine göstermek için bir şans tanımış olmaz mıyız?

Hatta küçücük sektörümüzde bu insanların birbirleriyle tanışmalarını sağlayacak organizasyonlar düzenleyerek, hiç bilmedikleri bir kişiye mikrofon aracılığıyla değil de, en azından tanıdıkları birine konuşmalarını sağlamak iyi bir çözüm olmaz mıydı?

Anlayış ve hoşgörü için eş duyum şart…

Buradan havayolu firmalarının ilgili yöneticilerine,
SHGM ve DHMİ yetkililerine sesleniyorum:

Pilot ya da hava trafik kontrolörü olmak için, bir oryantasyon aşaması şart olsun. O zaman herkes birbirlerini daha iyi anlayacaktır.

İyi haftalar,

Yazar Hakkında: Tevfik Uyar


Uçak Mühendisi, Sosyolog ve MBA. Organizasyonel davranış ve örgüt psikolojisi üzerine çalışmıştır. Aynı sahada doktora eğitimine devam eden Uyar, ödüllü bir bilimkurgu yazarıdır.

İlgili Yazılar

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: