Monthly Archives: Eylül 2009

Yerli uyduya yersiz tepki…

Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen bir projenin meyvesi olarak, Türkiye’nin ilk küp uydusu –ki bu bir öğrenci uydusu olma özelliği taşımaktadır- göklerdeki yerini aldı…Read More

4. Ulusal Tasarım Kongresi programı belli oldu

4. Ulusal Tasarım Kongresi programı belli oldu. Programa göre bildirimi, 8-9 Ekim tarihleri arasında İTÜ Taşkışla Kampüsü’nde gerçekleştirilecek kongrenin ilk gününde 14:30’da “Mühendislik, Teknoloji veya Kriz” salonunda sunacağım.

Buradan daha önce de çok kereler bilgi verdiğim üzere, Türkiye’nin ilk ve tek hakemli kongresi olan ve bu yıl “Tasarım veya kriz” temasıyla dördüncüsü düzenlenen Ulusal Tasarım Kongresi’ne “Havacılık Sektöründe Krizle Mücadele Yöntemi Olarak Tasarım” adlı çalışmamı göndermiştim. Yaklaşık üç hafta kadar önce açıklanan sonuçlara göre bildirimim kongrede sözlü sunuma hak kazanmıştır. Programa göre bildirimi, 8-9 Ekim tarihleri arasında İTÜ Taşkışla Kampüsü’nde gerçekleştirilecek kongrenin ilk gününde 14:30’da “Mühendislik, Teknoloji veya Kriz” salonunda sunacağım.

Kongrenin tüm programına http://www.utk.itu.edu.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=47&Itemid=2 adresinden ulaşılabilir.

Pilotlar kokpitte uyusun mu?

Öncelikle herkese iyi bayramlar…  Umarım dünyanın biraz sükunete, insancıllığa ve düşünmeye ihtiyaç duyduğu şu günlerde sizler de bayram sayesinde dinlenmiş, sükun bulmuş ve hayatın tüm koşuşturmacasından birazcık uzaklaşmışsınızdır.

Hatta bir kısmınızın yoğun iş temposundan sonra çok iyi bir şekilde dinlendiğini düşünüyorum. Ne de olsa yorgunluk biriktiği zaman, ciddi performans düşüklüklerine ve hatta halsizlik, dikkat bozulması ve dahası zihinsel işlev bozukluklarına bile sebep olabiliyor…

Konuya böyle girmemin sebebi, Avrupa Kokpit Birliği’nin (European Cockpit Association: ECA) hazırlandığı eylem…

Kampanya’nın adı: “Pilotunuzun kokpitte uyuyakalmasını ister misiniz?”Read More

Uçuş eğitimi nereye?

Geçtiğimiz cuma günü, Sindel Havacılık A.Ş Genel Müdürü Metin Koçkar, konuk olduğu Airport Haber Ana Haber Bülteni’nde önemli bazı açıklamalarda bulundu.

Bu açıklamalardan özellikle dikkat çekmek istediğim bir kaç nokta var, çünkü bugüne dek çeşitli şekillerde mağdur olmuş öğrencilerin mağduriyetinin ana sebeplerini bu açıklamalar oluşturuyor.

Evvela mevcut durumu ele alalım…

Bir kaç hafta önce Zeki Kılınç Kaptan’ın sivil ve askeri pilotlar konusundaki yorumları sektörü epeyce kızıştırmıştı. Zeki kaptanın söyledikleri arasında hem haklı olduğu noktalar, hem de haksız olduğu noktalar vardı elbet. Ancak sürekli olarak vurgulanan şey, okulların “sadece ticari kaygılar güden işletmeler” olarak çalışma ihtimali idi.

Bugün Türk sivil havacılığında uçuş eğitimi dendiği zaman ortada bir güven sorunu olduğu apaçık görülüyor. Türk Sivil Havacılık Özel Uçuş Okulları tarihi şu kısa ömründe üç kez lisans iptali ya da iflasa dayanan mağduriyetlere sahne olmuştur. Meslek sahibi olmak adına belki de evini barkını satan ve kendine bir gelecek sağlamaya çalışan insanlar mağdur olmaları yanında büyük bir travma yaşamışlardır…

Bir kaç ay sonra pilot olmayı hayal ederken, birden hayata borçlu duruma düşmek… Elbette kaldırılabilecek bir şey değil. Zaten bu travmanın etkilerini uçuş okullarıyla ilgili haberlerin altlarına yazılan yorumlardan da görebiliyoruz. İnsanlar verdikleri paranın heba olmasından korkuyorlar.Read More

Yağma Endüstrisi

“Enkaz altındayım, elim kolum dışarda, kafam dışarıda… Birileri geldi ve yardım edecek sandım. Az ileride kolunda bilezikler olan enkaz altındaki bir kadının kolu görünüyor. Bana yardım edecekleri yerde gözümün önünde kadının kolunu testere ile kestiler. Ben o sırada bağırırken bana küfür ederek “bağırıp durmasana lan” diye bağırdırlar…”

***

IMF’nin tuzağına düşen Arjantin birden başlayan yağmalama olaylarıyla yüzleştiğinde biz “Türkiye ne kadar aç kalsa da Arjantin’e benzemez”demiştik…

Yanlış demişiz.

Zaten yanlışlığı yıllar öncesinden kanıtlanmıştı ama herhalde boş yere gururlanmak istemişiz. IMF’yi korumak isteyenlerin empoze ettiği bir fikir de olabilirdi… Her neyse… Konumuz bu değil.Read More

Ya Lüküs Hayat, Ya da Koltuk Olmak

Krizin her alandaki etkisi elbette farklı.

Zira havacılık sektörünü resesyondan daha çok, yakıt krizi vurmuştu. Petrol fiyatlarının normalleşmesiyle birlikte havacılık sektörünün de kendini toparlaması beklentileri hala sürüyor…

IATA’nın ikinci çeyrek raporundan önceki aylık sunumları iyimserliğe işaret ediyordu ancak toplamda 2 milyar doların havacılık sektöründen uçup gitmesi –ki bunun yoğun sezonun ilk çeyreğinde gerçekleşmesi- hala önemli sıkıntıların olduğuna işaret ediyor.

Ancak diğer taraftan, first class ve all-business uçuşlarında talep artışı sürüyor.Read More

Metal Bardak Altlıkları…

Sadece aklıma geldi. Öylesine yazıyorum. Aslında az önce bardağımın altına yapıştığı için kucağıma düşen ve üzerindeki soğuk içecek sebebiyle soğuyan bardak altlığı sayesinde geldi:

Metal bardak altlıkları içeceğinizin çabuk soğumasına ya da çabuk ılımasına sebep olur.

O kadar.

ÖYKÜ: BAŞKALAŞIM

O gün akşam olduğunda bunun ne kadar çabuk olduğuna şaşırmıştım. Yine zamanın nasıl hızlı aktığına şahit olamadığım ve günü kaçırdığım hissi yaşadığım bir andı. Yine de metanetimi korudum: Yarın bir tane daha vardı… Öyle ya!

Böyle düşündüğümde İstiklal caddesinden yukarı çıkmaya başlamıştım. Kararmaya yüz tutmuş bulutlar “göründüğü kadar akşam olmadı ki” dercesine bir kaç yağmur attı. Yani erken akşam olduğu fikrine kapılmamda muhtemelen bu yağmur bulutları da oldukça etkiliydi. O yüzden biraz daha aydınlık olduğunu düşünmeye çalıştım ve başaramadım. Bu da bana gençken bir yerlere geç kalmamak için saati beş dakika ileri almamı hatırlattı. Saati beş dakika ileri alsam da, bu bilgiye sahip olduğum için rahat davranırdım. Rahatlığım beş dakikayı aşıca, yine geç kalırdım…

Buluşmamıza geç kalmadım gerçi. Yani az ileride zaman zaman onunla buluştuğumuz bara zamanında varmıştım. Epeydir aramıyordu. Epeydir dediğim belki bir on yıl. Evlendi gitti, ben de saygı duyup tekrar rahatsız etmedim. Hatta zaman zaman onun buluşma dilekleri oldu. Yine de kabul etmedim. Bir şekilde zaafı olduğunu biliyordum. Arkadaşlarından da zaman zaman duyuyordum. Eşini bana benzettiği için sevmiş zaten. “Ne acı…” diye düşünmüştüm. Yani onun açısından… Eşi… Bu da ayrı bir mesele.Read More

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google