Monthly Archives: Ağustos 2009

Yenilikçi havalimanları

Belki havacılık medyası olarak uçakların bizzat içinde yer almadığı sektör alanlarını havacılık sektörü dışında görmek gibi bir “imgelem” hatasına zaman zaman düştüğümüz olur. Ancak havaalanı işletmeciliği de başlı başına bir branş, hatta bir sektördür ve hatta kar marjı, ticaret hacmi ve istihdam açısından sektörün belkemiği olan “yolcu taşımacılığı” kadar önemli ve hacimlidir.

Havacılığın uçuşa dayalı hizmetlerinin aksamadan ilerlemesi için daha geniş kapsamlı bir hizmet ağının içerisinde yer alması ve onunla entegre olabilmesi şarttır. İşte bu geniş ağ havaalanı işletmesinden oluşmaktadır. Dolayısıyla –ki devlerin mücadelesinin yaşandığı önemli bir alandır-, havaalanı işletmeciliğindeki yenilikçi yaklaşımlar, havacılığın ilerlemesi açısından en az uçak teknolojileri kadar önemlidir.

Burada havaalanı işletmeciliğinden bahsederken sadece bir havalimanını işletmekten ziyade, onun tüm yer hizmetleri ve uçuş hizmetleri ile entegre hale getirme imkan ve çalışmalarını da kapsadığını da belirtmem gerek ki, kavramsal bir hataya düşmüş olmayayım.

Velhasıl, bu hafta bu konuda yapmış olduğum araştırmalar ve yurtdışında gerçekleşen olaylarla ilgili fikirlerimi ve edindiğim bilgileri sizlere sunmak istiyorum:Read More

Matbaa sosyalliği azaltıyor…

Başlık garip. Biliyorum. Aslında bu başlığı ben bundan bir kaç yüzyıl önceki bir gazetenin manşeti olarak düşünmüştüm, ancak gazete olabilmesi için matbaanın da yaygınlaşmış olması gerekirdi. Bu yüzden kendi içinde de bir kısır döngü oluşturuyor. Bu yazıyı okurken varsayımlara ihtiyacınız var.

Nesiller arasındaki algı ve bakış açısı farklılığını objektif bir şekilde mukayese etmek ve her ikisini de gerçek hislerle yaşamak isterdim. Her zamanki sorgularımdan biridir:

Cep telefonlu bir dünyaya doğmak ile cep telefonsuz bir dünyaya doğmak arasındaki farkı düşünün!

Cep telefonu icadı beraberinde onlarca eylemi aldı götürdü: Arkadaşını evinden çağırmak, hatta mümkünse zile basmadan önce balkondan bağırmak. Şehir dışından gelen akrabaya gerçek anlamda “neler yaptın” diye sormak ve onu da gerçek anlamda hiç haberinizin olmadığı olan bitenlerden bahsetmesi vb…

Bu sebeple her yeni nesil, eski neslin uzak ve eleştirel yaklaştıklarına alışkın, bildik ve aşina doğmuş oluyorlar. Read More

Voltaire’e UEFA kupası

Bir milletin tek temsilcisi olsanız, ve uzaydan gelenler size sorsa ki: “Sen kimsin?”. Şüphesiz bu sorunun yanıtına ülkenizin öncüsü olduğu alanları sayarak başlarsınız.
Fransız düşünür Voltaire “Türkler, müslümanlar ve ötekiler” adlı kitabını 18. yüzyılda yazmış. Ama Türkleri şöyle tanımlıyor:

“Geleceğe bakmazlar ve ancak çok şanlı bir tarihleri olduğuyla övünürler”

Bir bakıma hala doğru. Daima bilimin ve tekniğin Türk-İslam coğrafyasında önemli ilerlemelere sahne olduğu, “patentini almaya kalksak avrupalıların kıçındaki donla kalacağını” söyler dururuz da, geleceğe baktığımız falan yoktur.

Zira şu sıralar Amerika’dan ve Avrupa’dan önemli yenilik ve gelişmeler duyuyoruz. Özellikle askeri havacılık alanında ABD’de çok mühim gelişmeler meydana geldi.

Bunlardan birincisi hava konuşlu lazer. Yakın gelecekte ateşli mühimmatların yerini alması beklenen lazer teknolojisi ilk defa hava aracında konuşlandırılarak test edildi ve başarılı sonuç alındı. Hava Konuşlu Lazer (Airborne Laser: ABL) yüklü bir 747-400F Edward hava üssünden havalandı ve Kaliforniya çölleri üzerinde iken başka bir uçak üzerinde yüklü kalorimetreye kitlendi. Kalorimetre, lazerin enerjisini ölçerek hem kilitlendiğini, hem de enerji aktarabildiğini kanıtlamış oldu. Gerçek füze testleri gerçekleştirilmeden önce ABL bu şekilde bir kaç testten daha geçecek.

Bir diğeri ise yakıt alanında gerçekleştirilen önemli bir gelişme. ABD donanması bünyesinde gerçekleştirilen bir çalışma ile deniz suyundan sentetik yakıt elde etmek için gerekli olan hidrokarbonların eldesi başarıldı. Yakıt dönüşüm süreci henüz başlangıç aşamasında olduğundan maliyet etkin bir çalışma değil, ancak geliştirilmesi halinde sonuçları büyük olacaktır. Parantez içerisinde şunu da söyleyeyim: İşte o zaman denize ya da okyanusa çıkışı olan bir ülke olmak çok daha büyük önem taşıyacak.Read More

4. Ulusal Tasarım Kongresi

4. Ulusal Tasarım Kongresi için başvurduğum “Havacılık Sektöründe Krizle Mücadele Yöntemi Olarak Tasarım” adlı bildirim kabul edilmiş ve sözlü sunuma hak kazanmıştır.

8-9 Ekim’de İTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Fakültesi’nce düzenlenecek olan Türkiye’nin ilk ve tek hakemli kongresi 4. Ulusal Tasarım kongresinde sunacağım bildiride, 2002 yılında başlayan yakıt fiyatı artışları ve geçtiğimiz yıl gerçekleşen resesyon krizinin havayolu firmalarını ne gibi tasarruf yöntemlerine ittiği ve hangi tip tasarım ve teknolojilerin iyileştirildiğinden bahsettim.

Bildirimi kongrede sunulduktan sonra buraya koyacağım.

Esenkikler.

Uçak kaçırmak

Dünya’nın herhangi bir yerinde bir uçak kazası olduğunda tüm dünyanın dikkat kesildiğini, yeri geldiğinde başka herhangi bir felaketten çok daha fazla ilgi topladığını hepiniz biliyorsunuz. Dünya’nın bilmediğimiz uzak bir köşesinde şiddetli bir deprem olduğunda bile çoğumuz ilgilenmezken, yine dünyanın herhangi bir yerinde bir uçak kazası olduğunda kanallar son dakika haberi olarak veriyor, yorumcular kazanın sebepleri ve sonuçları hakkında görüş bildiriyorlar.

Bu sebeple “uçak kaçırmak”, sesini dünyaya duyurmak isteyen iyi ya da kötü niyetli insanlar için oldukça etkili bir eylem haline geliyor.

Ve yine bu sebeple zaman zaman uçak kaçırma olaylarıyla karşılaşmamızın siyasi olaylarla bir paralelliği vardır. Rusya-Çeçenistan, ABD Küba ve yine benzer gerginlikler uçak kaçırma eylemleri yaratmıştır. Nitekim dünkü uçak kaçırma eylemi de Çin’in Urumçi bölgesinde gerçekleşen olayların bir yansıması olarak düşünülmektedir. Dünya’nın yeni miladı 11 Eylül terör saldırısı da kayıtlara uçak kaçırma eylemi olarak geçmiştir.Read More

A400M Kandırmacası

Avrupa’nın “sorunlu” projelerinden birisi olan A400M Askeri Nakliye Uçağı Projesi, Türkiye’nin de asil katılımcısı olmasından dolayı uzun süredir takip ettiğim hassas konulardan. Temelleri 1985’te atılan, Türkiye’nin 1988’de katıldığı ve 2003’te imzalanan sözleşmelerle resmen devreye giren projenin gerek ortak ülkelerden, gerekse Airbus’tan kaynaklanan olumsuzluklarla bir yılan hikayesine döndüğünü daha önce yine bu sütunda yazmış olduğum “A400M Projesi Sürüncemeye Girebilir” başlıklı yazımla aktarmıştım.

O yazımda ortak ülkelerle Airbus arasındaki gerilimin arttığını, sipariş verenlerin sipariş sayılarında azaltıma gittiğini vb. bilgileri detaylıca aktarmıştım. Özellikle İngiltere’nin siparişlerinden vazgeçmesi ve projeden çekilmesi halinde A400M projesinin rafa kaldırılacağını da belirtmiştim.

24 Temmuz’da gerçekleşen üye ülkeler Savunma Bakanları toplantısından çıkan sonuç en az İngiltere’yi, en çok da Fransa’yı memnun edecek şekilde sona erdi. İngiltere, projeden çekilmeyi en şiddetle isteyen, dile getiren ve hatta A400M’lerin gelmemesinden doğan operasyonel boşluğu doldurmak için hazırlıklarını tamamlayan ülke idi. Fransa ise bünyesindeki Airbus ile bu projeden ekmek yiyen en büyük ortak olacak. Bu yüzden İngiltere’nin çekilip çekilmemesi de en çok Fransa’yı ilgilendiriyordu.Read More

Bostancı’daki ofisim…

Değerli dostlar,

Bostancı’da yeni bir ofis açmış bulunmaktayım. En kısa zamanda fotoğraflarla burada görünecek!

Selam ve saygılar.

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google