Monthly Archives: Mart 2009

Sen de mi İTÜ?

İTÜ “Ay Ti Yu” olacak gibi duruyor. Neden mi? Bugüne dek derslerin sadece %30’unu İngilizce tutarak Türkçe’nin kalesi niteliğinde olan İTÜ, %100 İngilizce eğitime geçiyor…

Bu aymazlığın muhtemel sebebi, herhalde “İyi üniversitelerin %100 İngilizce Eğitim verdiği” düşüncesi ve aşağılık kompleksidir. Çok şey yazmaya gerek yok! Hali hazırda, dersler Türkçe işlense bile, kitaplarımız İngilizceydi ve biz terimlerin ve kavramlarım hem İngilizcesi hem de Türkçesini öğrenme avantajını mükemmel bir şekilde yaşıyorduk. Read More

İftira günah değil mi yahu?

Ne zamandır siyasi yazmayım diyordum… ama zorla yazdırıyorlar…

Zorla yazdırılır mı demeyin; aynen öyle. Vallahi zorla yazdırıyorlar. Öyle bir çelişki, öyle bir tutarsızlık ki bu yaptıkları, yazmadan duramazsınız. İnanan, kanan zavallı halka yazık! Onlara laf söyletmemek için vallahi… Sırf onlara kör, balık hafızalı, koyun demesinler diye. Yoksa neden yazayım? Kendim için yazıyorsam namerdim!

Bundan altı yıl önce, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen hakkında Sabah Gazetesi tarafından bir haber kaleme alınmış. Haberde iddia edilene göre Büyükerşen belediye kaynaklarını damadının ve kızının sahibi ya da ortağı olduğu şirketlere peşkeş çekiyormuş. Şirketin ismi de belirtiliyor: Güçlü İnşaat.Read More

A400M Süreci Darboğaza Girebilir

A400M’in en büyük alıcılarından Fransa da teslimatlarda azaltmaya gitmeyi ve başka uçaklara yönelmeyi planlıyor. Birim maliyetin tavana vurması projeyi dar boğaza sokabilir.

Almanya, Belçika, Lüksemburg, Fransa, İngiltere, İspanya ve Türkiye’nin iştirak ettiği, Airbus’ın askeri kanadı olan Airbus Military tarafından yürütülen askeri nakliye uçağı A400M projesi sıkıntılarla boğuşmaya, ancak proje üyesi ülkeleri de sıkıntıya sokmaya devam ediyor, çünkü teslimat süresi sürekli olarak ertelenmeye devam ediyor. A400M’in en büyük alıcılarından Fransa da teslimatlarda azaltmaya gitmeyi planlıyor. Birim maliyetin tavana vurması projeyi dar boğaza sokabilir. Şimdi gözler geçtiğimiz hafta seçenekleri arasında sipariş azaltımı olduğunu duyuran Fransa’nın kararının ne olacağında.Read More

Su, ekmek, popülariteye kurban olanlar…

Eskileri, çok eskileri görmedik…

Eskiler bizi şanslı sayar. Neymiş efem; elimizin altında teknoloji, her türlü imkan… Eskiden mektupla haberleşirlermiş, bak şimdi herkesin elinde cep telefonu.

Bizse onları şanslı sayarız. Efem, bayramlar daha bir bayrammış, dostluklar daha bir dostluk. Şimdi hiçbir şeyin kıymeti kalmamış. Bol buluyoruz, satıyoruz.

Evet, herkesin elinde bir cep telefonu, haklılar. Geçenlerde bir öğretmenin feryat figan çığlıklarını içeren bir metin okudum. Çocukların defter, kitap, kalem, silgi ve hatta kıyafet gibi temel ihtiyaçlarında ciddi eskiklikler var, ama hepsinin elinde son model cep telefonu… Yazık…Read More

“Blog” mantığını kavramam gerek…

Kişisel site… Site lafının bir ara IXIR reklamındaki Banu Alkan repliği sayesinde aynı zamanda oturduğumuz evler birbirine benzerse bir arada anılmak için sarfedilen kelime de olduğunu keşfetmiştik.

“İstanbul’da yer mi var ki site yapalım”…

Öyle demeyin Banu Hanım,

Onca orman var… Yakın, belediyeden de adam angaje edin, yer açılsın. Belediyeci ile siz birlikte puro yakın. Çamlar meşeler yanarken aldığınız keyfi tütünle pekiştirin…

Velhasıl kişisel site yaparken bırakın orman yakmayı, neredeyse entropi bile arttırmadığımızı söyleyebiliriz. Üstelik bu bloglar, forumlar sayesinde epey bir bilgi de insanlığın ortak kullanımına açılmış oldu. Zira -okuyanlar da bilirler- daha önce “İnternetin getirdikleri” ve “Üçüncü kültür” hakkında bir iki akademikimtrak yazı kaleme almıştım. Benim hayran olduğum şey, işte bu blog/forum kültürüdür.

Geçtiğimiz günlerde öğrencilerin belirtilmiş soru tipine göre düzeylerini belirleyen bir yazılım yazacak oldum. Ticari bir mesele olmadığı için olayı sevgili iş ortaklarıma ya da benim için bunu eser iş olarak ortaya çıkartabilecek arkadaşlara paslamadım. Veritabanı hususunda çok iyi olmadığımdan Excel üzerinden çalışan, ancak bir Windows uygulaması olan bir şeyler ortaya çıkarttım. Gerek Excel’i dışarıdan kullanmak, gerekse özellikle grafikler oluştururken kullandığım bir Windows denetimi olan MsChart’ı öğrenirken bu engin denizden inanılmaz faydalandım. Böyle giderse kütüphaneler tarihe karışacak… Hatta “ders kitapları da”. Özellikle bilgisayar konusunda artık kitap basmak göz göre göre zarar etmek demek (göz göre göre kazık yemek isteyip onları almaya devam etmek isteyenler hala hatırı sayılır miktarlarda demek ki…)

Tabi şimdi olaylara bakış açım böyle. Yani blog dediğin, forum dediğin ademoğluna faydalı olmalı. Bu yüzden bildiğiniz mecralarda yazdığım yazıları kendi sitemde yayınlıyorum. Başka yayınlayacak gazete, web sitesi vs. bulamazsam, o tip yazın eserlerimi de sitemek koyuyorum. Fakat başlıkta da sölediğim gibi, benim şu blog mantığını bir kavramam gerek.

Akşama kadar car car car, siyaset, felsefe, politika, bilim, onca insanla fazlasıyla şey konuşuyor, insanlara düşüncelerimi serbest bir dille aktarıyorum zaten. Yazmayı kasıntı görmemin sebebi çok titiz olmam. Gazetecilik tarafımızın vermiş olduğu bir huy olsa gerek. Canı çıkarmadan huyu çıkaramam, ama huyu taksonomik bir hapishaneye koyabilirim. “Yani kardeşim, yazdığın yazının sınıfına göre davranış beğen… Madem blog yazacaksın, serbest ol. Kimse seni ayıplayacak değil…”

Öyle ya…

Şu andan itibaren günlük meseleler karşısındaki düşünceleri bir şekilde dile getirmem lazım. Mizahi yönümün kuvvetli olduğunu söyleyen arkadaşlar bunu yazılarıma aktarmadığımdan şikayet ederler.

Şimdi o zaman ben ağlanacak halimize bi güldürmeye çalışayım bakalım kendimizi…

“Blog” muymuş, yoksa “buz bloğu” mu anlarız…

Yunanistan’ın aklı iyice karışacak

Bu yıl muharebe uçaklarına yenilemeye gitmeyi planlayan Yunanistan’ın seçenekleri arasında bir yenisi daha katıldı: Block II F/A 18 E/F Super Hornet.

Uzun bir süredir ekonomik problemlerle boğuşan Yunan savunması hala yeni muharebe uçağını seçebilmiş değil. Elindeki F-4 ve Corsair A-7’leri emekliye ayırmak isteyen Yunanistan uzun bir süredir uçağını seçmeye çalışıyor, ancak ekonomik problemler seçimin gecikmesindeki baş etken. Ayrıca seçim geciktikçe yeni ihtimaller de öne çıkıyor. Zira 10 Mart’ta Boeing yeni bir açıklama yaptı ve “Yunanistan’a Block II Super Hornet’ları önermekten memnuniyet duyarız” diyerek Yunanistan’ı yeni bir karışıklığa sürükledi.Read More

Hava Kargoda Tehlike Çanları

Sivil havacılığı sürekli yolcu verileriyle ve yolcu uçaklarının sefer miktarlarıyla değerlendirmek gerçekçi bir yaklaşım değildir. Sivil havacılığın önemli bir yanı da hava kargo…

THY’nin elim kazası üzerinden yaklaşık iki hafta geçti. Develer, terlikler vs. derken, gerçekten de sıkıcı bir tablo ortaya çıktı, görülmesi gereken önemli noktalar yerine yine bu siyaset rüzgarına takıldık. Herkesin düşüncesine saygım var ama hayatta her şeyin bir eşik değeri olduğuna inanıyorum. Bu yazı yazarken de, resim yaparken de, herhangi bir yapı inşa edilirken de öyledir. Bir yere kadar kattığınız her yenilik söz konusu eseri, tartışmayı vb. güzelleştirir. Bir yerden sonra kattığınız her şey o şeyi bozacaktır. Bu sebeple ne yeni spekülasyonlara, ne yeni tartışmalara gerek olduğunu düşünüyorum. Şu saatten sonra yapılacak olan şey beklemek. Zira ben de yeni bir gelişme olmadıkça kazaya fazla değinmemeyi düşündüğümden bu hafta eskiden olduğum gibi havacılık sektörü ve endüstrisi üzerine yazmaya devam edeceğim. Kazada hayatını kaybeden merhum insanlarımıza rahmet ve acılı yakınlarına da sabırlar diliyorum. Umarım yaralılar hızla şifalarını buluyorlardır.Read More

Yastayız

Kazanın gerçekleştiği gün, sabah saatleriydi. Airport TV Haber Müdürü Murat Herdem ile internet üzerinden bir konuda konuşuyorduk. Kendisi bana şu sıralar çok fazla helikopter ve eğitim uçakları kazaları ve kırımları olduğundan bahsetti. Tesadüf müydü diye de tartışıyor, hayret ediyorduk… Aynı gün kaza haberini duyar duymaz ilk işim Murat’ı aramak oldu. İçimize mi dammıştı nedir…

Nitekim üzücü olayın ayrıntıları gün boyu çeşitli kaynaklardan çelişkiler içerisinde geldi durdu. Gergin bekleyiş hep sürdü. Kimin aramızdan ayrıldığı, kaç kişinin hayatta kaldığı, hep bir bilgi kirliliği içerisinde –o da ancak kerpetenle- gelip durdu. Gün içerisinde çeşitli yayın organlarında sürekli bir şeyler dendi, birileri ortaya iddialar attı. Bizler de konuştuk elbet. Bilgisine başvurulanlardan birisi de bendim. Uçağın düşüş şeklinin tutunma kaybına (stall) benzediğini ancak neden tutunma kaybına uğramış olacağının kesin olarak söylenemeyeceğini, bir çok ihtimal olduğunu söyledik.Read More

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google