Monthly Archives: Ocak 2009

“Mil” satarım, “Çil” satarım

Temel Amerikan vatandaşı olmuş; orada onu hemen askere de almışlar. Vietnam savaşında bunları cepheye sürmeden önce, komutanları hepsini toplamış ve “Arkadaşlar, devletimiz sizleri teşvik etmek amacıyla ceset getiren askere $10 verilmesini kararlaştırmıştır” demiş.

Askerler hem savaşın gazıyla, hem de bu kararın gazıyla ormana dalmışlar. Az sonra ceset getiren 10 doları kapıyormuş. Bu olayın üzerinden iki üç gün geçmiş, öldüren asker cesedi sürükleyip geliyor, parasını da hemen karargahtan tahsil ediyormuş. Derken Temel gelmiş ve peşisıra kamyonlar dolusu ceset getirmiş. Komutan dahil, herkes şaşkın. Temel de epey yorgun, tahsilat yapmak üzere komutanın yanına gelmiş, ancak komutan durumdan pek de memnun görünmediği gibi, endişeliymiş de:

“Sevgili Temel, çok iyi ettin, bunca adamı vurup getirdin; ancak savaş ekonomisi sebebiyle ekonomimiz de çok iyi değil. Bu yüzden gel sen bu cesetleri bu seferlik yarı fiyatına ver”

Temel hiç düşünmeden itiraz etmiş. “Hatta olmaz komutanum!”
“Neden?”
“Haçen ben zaten 5 dolara aldum”

***

Türk’ün aklına kimse erişemez.

Avrupa’da, özellikle Amerika’da bireysel hukuk hariç kimse bir şey bilmez. Şirketlerin patronları bile, hukuk danışmanının konuştuğu, anlattığı kadar bilir. Ötesi avukatların, hakimlerin, savcıların işidir.

Bizde ise “kanuna karşı hile” yani hukuksal adıyla “muvazaa” çoktur; Bir kere miras davasıyla uğraşan kişi, yasaları, yasaların açık noktalarını, bu noktaları kullanarak menfaat sağlamayı hemen öğrenir, uygular. Zira cin fikirli de çoktur. İki üç avukat arkadaşa danışıp, akıllarına gelen cin fikirin yasal müeyyidesini sorarlar; sorun yoksa tamamdır…

Mil satışı işi de bir çeşit muvazaadan başka bir şey değildir. Bankalar ya da havayolu firmaları, müşteri sadakati adına bu kampanyayı oluştururlarken, muhtemelen gözden kaçtığı için, ya da bir süreliğine kampanyaya olan ilgiyi yüksek tutabilmek için, ancak kart sahibinin ya da en azından aynı soyadına sahip olanının bilet alabilmesini hükmeden maddeyi eklememişler.

İşte bunun sonucunda bazı internet sitelerinde, bildiğiniz “uçak bileti” satılıyor. Airport TV’nin yaptığı haberde de görüldüğü üzere, bu işi yapan bayan “neresi” diye soruyor. Mile göre fiyat hesaplayacaklarmış… Vallahi bravo.

***

Ben hukukçu değilim, ancak olayları mukayese ederek bir sonuca varabilirim. Bu karşılaştırmayı gelin birlikte yapalım:

Şu an açık arttırma sitelerine girip herhangi bir X ya da Y marka bilgisayarı ya da cep telefonunu satın alabilirsiniz. Oysa onu satan kişi o işin yetkili bayisi değildir. Buradan anlıyoruz ki kişilerin kendi elindeki ürünleri o site aracılığıyla satmasına yasal bir engel yok.

Benzer şekilde mil kampanyalarına da göz atıyoruz: “Mili kazanan kimse bu bileti kendine ya da birinci dereceden bir akrabasına alabilir” gibi bir madde de söz konusu değil.

Bu kazanç vergilendirilmiyor da; ancak açık arttırma sitelerinde satılan bir çok şey de aynı şekilde verilendirilmiyor. Hukukçular çok daha iyi bilecektir ama “ikinci el” olarak satışı yapılan mallardan elde edilen kazancın vergisini sanırım söz konusu site bir gider pusulası düzenleyerek bir şekilde ödüyor…

Şayet ne o siteden satış yapmaya, ne de mil programına dahil olan müşterinin istediği şahsa bilet almasına engel olan bir yasa yoksa, bu yolla gerçekleştirilen eylem suç değildir. Sadece kurnazlıktır, belki muvazaadır, uyanıklık ve cinfikirliktir. Ancak suç değildir.

***

Bence acentalar, bu kurnaz arkadaşlarımızın el altından değil de, internet yoluyla bu satışı yapıyor olmalarına sevinmeliler. Yoksa söz konusu kampanyanın “müşterinin kendi adına ya da “en azından aynı soyisme sahip akrabasına” uygulanması gerektiği gerçeği ile tanışamayacaklar, bu açıklarını kapatamayacaklardı.

25.01.2009
Tevfik Uyar

http://www.airporthaber.com/v3/readarticle.php?newid=238

4. Mezunlarımızı verdik…

sertifika

Tarkim Uçuş Akademisi’nde eğitim gören ATPL 4 grubumuzun bugün mezuniyet etkinliği vardı. Geçtiğimiz sene Temmuz ayında bizde eğitime başlayan 12 öğrencimiz teorik eğitimlerini tamamlamış oldu. Sınavlarını geçerlerse, uçuş eğitimlerini da tamamladıktan sonra ATP lisanslarını alarak kariyerlerine başlayacaklar. Dileğim hepsinin bir havayolu firmasında gönüllerince bir iş bulabilmesidir.

Yukarıdaki fotoğrafta öğrencilerimden birine sertifikasını ben veriyorum.

Yorumsuz

”onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
halbuki,
biz sussak, tarih susmayacak..
tarih sussa, hakikat susmayacak.
onlar sanıyorlar ki,
bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
halbuki,
bizden kurtulsalar, vicdan azabından kurtulamayacaklar,
vicdan azabından kurtulsalar,
tarihin azabından kurtulamayacaklar.
tarihin azabından kurtulsalar, Allah’ın gazabından kurtulamayacaklar.”

Sezai KARAKOÇ

Tevfik Uyar ile Havacılık Endüstrisi…

havacilikendustrisi

Airport TV’deki “Uçuruyoruz” programıma son vereceğimi ve bir canlı yayına başlayacağımı daha önce duyurmuştum.

Yayının canlı olması haricindeki tasarılar gerçekleşti. “Havacılık Endüstrisi” adına başladığım ve ilk bölümü 17 Ocak 2009 Cumartesi günü yayınlanan programımda ilk konuğum MyTechnic Teknoloji ve İş Geliştirme Direktörü Uçak Mühendisi Can Erel idi. Kendisiyle genel anlamda Türkiye’de ve Dünya’da havacılık endüstrisinin kapsamını, MRO sektörünü ve MyTechnic’in kuruluş süreci ile gelecek planlarını konuştuk. Keyifli ve faydalı bir program oldu.

Bundan böyle her Cumartesi saat 15:00’te Havacılık Endüstrisi’nin yeni bölümü yayınlanacak. Her hafta farklı konuklarımla havacılığın çok da değinilmeyen o kısımlarını, mühendislik, eğitim, imalat, sanayi, yan sanayi, tasarım vb. konularını işleyeceğiz. Havacılık teknolojisi ile ilgilenenlerin bu programla da ilgileneceğinden eminim.

Kuş Kuşa çarparsa…

Geçtiğimiz hafta bir A320’nin de deniz uçağı olabileceğini gördük… Daha doğrusu pilotun onu mükemmel bir şekilde, deniz uçağıymışçasına indirebilmesini. Herhalde uçağın yüzey gerilmesi, onu taşımaya yetse yolcuları kayma botu ile indirmeye gerek kalmayacak, sıradaki limana yanaşabilecekti… Kahraman ilan edilen pilota nacizane bendeniz de gıyabında saygılarımı sunuyor, tebriklerimi iletiyorum.

Bu olayla birlikte kuş çarpması hakkında bildiklerimi hatırlamaya, bilmediklerimi ise öğrenmeye çalıştım. Sizlerin ilgisini çekebileceğini düşündüğüm bazı küçük notları aktarıyorum:Read More

Savunma Sanayi Resim Portalı yeniden…

İlk başta resim portalıydı… Bir müddet sonra yeni bir proje ile haber sitesine dönüştürmüştüm. Habercilik çok emek ve vakit isteyen bir iş olduğundan; en azından işine yarayacaklar için güncel olmasa da haber portalını açık bırakarak, resim portalını yeniden devreye soktum:

http://galeri.savunmasanayi.net

Müslümanlara Uçuş Vetosu

 

Amerikalılar daima teröre karşı psikozlar yaşar… Bu psikozlar genelde paranoya olarak kendini gösterir.

Amerikalılar daha önce de psikozlar yaşamıştır. Önce kızılderililer, daha sonra zenciler, komunizm ile kapitalizmin mücadele ettiği zamanlarda yahudiler… Şimdi de müslümanlar “ve terörizm”.

Bu paranoya öyle ayan beyan bellidir ki; Hollywood’dan çıkma doğal felaket filmlerinin senaryolarında da görüldüğü gibi, bir doğal afet meydana geldiğinde Beyaz Saray’ın ilk algısı bunun bir terör saldırısı olabileceğidir.Read More

Memento

Christopher Nolan’dan büyüleyici bir film…

İnanılmaz bir kurgu. Bir o kadar da anlaşılmaz. Bir sefer izleyerek tamamı kavranamayacak bir film olmasının yanı sıra her izlendiğinda farklı noktaları kavranabilecek bir film.

Filmi izlemeyenlere fikir verecek şeylerden bahsetmeden önce genel olarak filmin konusundan bahsetmeli…Read More

Canlı, capcanlı…

Airport TV

Epeydir bu kısma yazmıyorum; ancak yeni bir haberim var. Airport TV’de haftada bir yayınlanan ve havacılığın arka planını aktarmaya çalışan “Uçuruyoruz” sona erdi. Fakat; benim TV serüvenim sona ermedi. Yakında yeni bir canlı yayına başlıyorum. Haftada bir kez olmak üzere, Havacılık Endüstrisi’ni konu alan yeni bir programla izleyenlerimin karşısında olacağım. Airport TV, uyduda, D-Smartta (70) ve internette (www.airporttv.tv).

Aviation Türk

Aviation Türk’ün 5. sayısı nihayet çıktı. 6. sayıyı bekleyin…

Sims 2

Şu sıralar The Sims 2 adlı oyuna fena sardım. Bazen yalnız, bazen Canan’la oyunun başına oturup o sanal dünyayı yönetmekten gerçek dünyayı unutuveriyorum… Çok tehlikeli. Aman diyeyim.

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google