SankiDergi Özlemiyle: Yeni Projeler

Bundan tam iki sene önce bir hevesle “SankiDergi” projesini yaratmıştım… İlkbiz Yayınevi’nde çalışırken şu an ismini hatırlayamadığım ama bizim “tükkan”a gelip giden bir adam vardı. CD’lerin sadece yuvarlak olmayabildiğini, istenilen şeklin verilebildiğini anlatırken bana yabancı bir internet dergisini gösterdi…

İlk Aşk ve Çocuk: SankiDergi

Yıldırım aşkı! Sayfaların çevrilerek okunabildiği bir internet dergisi! İnanılmaz! Üstelik şık ve harika!

İşte SankiDergi’nin doğması için gereken sevişme buydu.

Fikri masaya yatırdım, disiplin başlıkları, içerik, neler yapılacağı… Kimlerle röportaj yapılabilir? İlkbiz’in yani bizim kendi yazarlarımızdan başlardık, gerisi gelirdi…

Çizgimiz olacaktı. Okur dostu bir dergi olacaktı bu. Okuru bilgilendirmek hatta iyiye, doğruya sürüklemek. Kesinlikle magazin olmayacaktı. “Kültür” anahtar kelimeydi.

İsim. Evet evet… En önemlisi isim… Bir kaç arkadaştan isim için fikir almak gerekiyordu. Nitekim dergiyi enine boyuna anlattığım arkadaşım, meslektaşım (uçak mühendisliği olan mesleğim var ya; hani epeydir kendisiyle ilgilenmediğim…) Mustafa Serdar Tekçe bombayı patlattı. SankiDergi!

Bizim aerodinamikte Sanki Bir Boyutlu akımlarımız gibi aslında bir boyutlu olmayan ama bir boyutlu akım özelliklerine yakın özellikler gösterdiği için sanki bir boyutlu gibi olan, ya da aslında dengede olmayan ama dengeli saydığımızda sorun çıkarmayan haller gibi sankidengeli olan hal! O zaman dergi gibi elimize alamadığımız ama aynen dergide olduğu gibi sayfaları bilgisayardaki ellerimiz olan faremizle sayfalarını çevirebildiğimiz… Evet evet! SankiDergi!

Bir de logo yapmak gerekiyordu şimdi buna… 17 adet farklı logo yaptım, 30-40 adet arkadaşa gönderip en iyi üç tanesini seçmesini rica ettim… Tesadüflerin de hayatta yeri vardır, logomuz 17 oyla seçildi, 17 logo arasından…

logo.jpg

Ailemiz oluşurken

Velhasıl önce Asena Kumsal Şen ve Bahar Arıs katıldı SankiDergi ekibine. Kısa süre sonra görsel tasarımına karar verirken büyük ölçüde yardımcı olan Asena Kumsal Şen ayrılmak zorunda kaldı, ancak ilk sayıda yer aldı. İçerikler hakkında istişare ettiğimiz Bahar Arıs ile birlikte ilk sayıyı çıkardık. Bugün de Aviation Türk’te birlikte çalıştığımız Bahar, “Bir İnsan Masalı” adında, sonu hazin biten kadınların hayatlarını konu aldığı (Lady Di, Prenses Süreyya vb.) yazı dizisiyle en çok okunanlar arasında yer aldı. Dostum Osman Ender Kalender de kısa süre sonra dergi ekibinde yer aldı, o esnada ara tatilde olduğu için destek veremeyen Murat Pınar, ikinci dönem okuluna döner dönmez derginin bel kemiklerinden birini oluşturmak için hazırdı. İlk üç sayıdan inanılmaz dönüş almıştık. Üstelik okurlarla ilişkilerimiz hat safhada iyiydi. Onlar bize, biz onlara birbirimizi yıllarıdır görmeyen dostlar gibi davranıyorduk, herkes dergiye iyi kötü katkıda bulunmak için çeşitli içerik / fikir desteklerinde bulunuyordu. Özellikle okurlarımız arasında olup daha sonra değerli bir dostum haline geliveren Türkiye’nin en şirin ve en hanımefendi Gastronotu, hatta “ablam” Bahar Yaka ekibimize dahil oldu. Daha sonra yönetmeni olduğum her dergide kendisinin o şirin yazılarına yer vermeyi ihmal etmedim. (Bugün Aviation Türk’te de gurme diye bir bölüm var ve yine Bahar Yaka imzası kapı gibi karşımızda duruyor). Akşam gazetesi, Elle dergisi gibi ulusal yayınlarda astroloji duayenliği yapmış Su Karakuş da ailemiz içinde yer alınca SankiDergi artık aslında bir HarbiDergi olmuştu. Hele bir de değerli fotoğrafçılarımız Ozan Oğuz Haktanır ve Özgün Sarı ile! Özellikle Anime serisinin mimarı Alper Çetintaş ve müzik köşemizin editörü Atilla Yılmaz’ı hesaba katmak zorundayız ki bu dergi tüm eklemleriyle hareket edebilsin…

Bu listeye sonraki sayılarda çeşitli katkılarda bulunan Melih Yasin Yüksel, Jale Ceylan, Seçkin Beğen, Duygu Nebioğlu’yu da mutlaka katmak gerek. Herkese ama herkese teşekkür etmek de beraberinde gelmeli…

Zira en başta İlkbiz’deki yazarımız Kaan Erkamla başladığımız röportajlara Rock Müziğinin geçmiş ve gelecekteki en iyi yorumcularından Hayko Cepkin, değerli sanatkarımız ve benim de üniversitedeki saygıdeğer hocam Şeyhmus Okur, Türkiye’nin ilk film sesçilerinden Bayram Karaman, dansta dünyaya adımızı duyuran Aytunç Bentürk, Barış Manço’nun Kurtalan Ekspresteki bıraktığı koltuğu da başarıyla doldurabilen, aynı zamanda sempatik ve değerli dostum olan Asrın Tuncer ile devam ettik.

Başarının Sırrı: İstikrar

İstikrar rakamlarla değil, fikirlerdeki tutarlılıkla olur. Hem ben, hem ekibim, kısaca tüm sankidergi olarak çizgimiz dışına çıkmayı daima reddettik. Daima toplumsal olaylarla yakından ilgilendik ve duyarlı olduk. (Bir seferinde bayan okurlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü kutlamayı unutmuştuk ama duyarlı okurlarımız gereken uyarıyı hemen yaptılar :) )

Bize yazan okurlarımıza otomatik yanıt sistemiyle “mesajınız alınmıştır teşekkür ederiz” demedik… Her birimiz -kimin konusu ya da ilgi alanı ile ilgiliyse- okurumuzla doğrudan ilgilendik. Derginin her köşesinde grafik sanatlarıyla ilgilenen değerli sanat dostlarının küçük de olsa eserlerine mutlaka yer verdik, aslında çok yetenekli olmasına rağmen sağda solda dayısı olmadığı için eserlerine gereken ilgi gösterilmeyen tüm sanatçılarımıza yetenek bölümümüzde yer verdik, ticari kaygı güdenlerle pek münasebette bulunmadık…

9 sayı çıkan dergimize tek reklam bulamadık, o ayrı mesele… çünkü biz magazin yapmadık ve yeni dünya düzeni bizi böyle cezalandırdı.

Zira benim sağlık sorunlarım yüzünden dergiye son verdik, ancak sağlık sorunlarımı aşmamda okurlarımızın etkisi oldu desem herhalde kimse inanmaz. Bize derginin neden çıkmadığını üzülür ve meraklı vaziyette soran okurlarımıza arkadaşlarımız benim sağlık sorunlarımı neden gösterdiler… Herhalde o kadar çok geçmiş olsun mektubunu okuyan bir insanın artık ruh hali cennetten düşmedir!

Ben en çok okurlarımızı özledim, dergi ekibindeki diğer arkadaşlarım da öyle.

Şimdi Yeni Proje!

Sankidergi.net adını kaybettik, yenileyemeyecek kadar ümitsizlik içerisindeydik. Beni sürekli galeyana getirmeye çalışan Osman Ender Kalender ile bugün yeni bir isim ile, yeni bir dergi çıkarmak gibi bir düşüncemiz var.

Gerçi Osman Ender Kalender mezuniyetinin keyfini sürerken artık bu düşünceden uzaklaşmış olabilir; ancak ben şu an Flash ile olmada da en azından PDF biçeminde ya da yardımcı programlar aracılığıyla yaratılmış yeni bir derginin araştırması içindeyim…

Kısa süre sonra ayrıntıları buradan vermeye devam edeceğim.

Böyle bir projeye ilgi duyarsanız muhakkak bana bildirin çünkü bir derginin yazı kurulu ona can verir ve hiçbir dergi tüm ekibin sinerjisi ve işbirliği olmadan çıkmaz…

İlgili Yazılar

1 Comment On This Topic
  1. perihan güzel kasap
    19 Mart 2011

    sayın bahar yaka bende giritli bir yemek uzmanı olarak sizinle tanışmak istiyorum.cevabınızı bekliyorumcevaplarsanızsevinirim

Yorum yapın (Facebook ya da Twitter profilinizle de yorum yapabilirsiniz...)

%d blogcu bunu beğendi: