Monthly Archives: Haziran 2008

Sıtmayı Kökünden Kazımak

Genetik modifikasyonun çok daha mümkün hale gelmesiyle bilim adamları hayal güçlerinin uygulanabilir kısımlarının sınırlarını genişletti. Ancak hayaller birer birer gerçek olup kurgu dünyasını terk ederken, akla hayale sığmayacak olumsuzlukların hiç kurgulamadığımız bir şekilde dünyamızda dâhil olması riski var!

Avrupa’nın ilk beş üniversitesi arasında yer alan Londra İmparatorluk Bilim Koleji (Imperial College of Science London) bünyesindeki bilim adamları günümüzde bile başta Afrika kıtasında olmak üzere milyonların kişinin ölümüne sebep olan sıtma ile mücadelede yeni bir yönteme başvurdular: Sıtmayı kökünden kazımak.

Hayal gücünün sınırlarını zorlayan bu çalışma insanları genetik olarak sıtmaya karşı daha dirençli hale getirmenin risk ve zorluklarından kaçınarak, sivrisinekleri sıtmaya karşı dirençli hale getirmeyi temel alıyor. Genetik olarak modifikasyona uğramış yeni sivrisinek türleri sıtmayı kendi vücudunda yok ediyor ve böylece ısırmış oldukları insanlara da sıtma bulaştırmamış oluyorlar. Read More

İşte geldim…

İnanılmaz yoğun geçen günlerin ardından yine bir kaç sonuç birikti. Her şeyden önce üç firma olarak katıldığımız büyük bir fuar atlattık. Hangarımızın restorasyonu tamamlanmak üzere. Buna paralel olarak simülatör de hazır olmak durumunda. Uçuş okulumuzda yeni başlayan fakültedaşım Ataç Tunç ile beraber simülatörün mimarisini epey inceledik, bir yandan kurcaladık; ama hakikaten uçuş yapması çok zevkli. Bu ayın sonunda Fransa’ya gitmem yine gündemde. Hatta şart!

Fuar ise  bir çok bakımdan verimli oldu. Dergide de yeni bir yapılanmaya gidiyoruz… Fuardan bir demet resmi aşağıya koydum.

Selamlar, sevgiler, saygılar…

Gallery Notice : Images have either not been selected or couldn't be found

Aviation Türk 4. Sayısı

Aviation Türk 4. Sayısı Çıktı!

Aviation Türk Haziran sayısı çıktı! Havacılık sektöründeki petrol krizini ayrıntılı olarak işleyen dördüncü sayımızda yine birbirinden ilginç konularla karşınızdayız.

Ayrıntılı bilgi için tıklayın…

Aşkence

Bir gün zamanın “solcu gençlerinden” birisi anlatmıştı… Bir işkence öyküsüydü aslında… Farklı görüşlere sahip bir kaç kimsenin memleket paydasında buluşarak, bir kaç on sene öncesini bugünün gözüyle değerlendirdiği, ancak dertlenilip de “neler çektik” kısmına geldikleri kısımdı… Bir işkence öyküsüydü aslında.

Bahsi geçen kişiyi bir bahane ile götürmüşler yerin bir kaç kat altına… Tehlikenin nereden geleceği de belli değil, kimin ne yapacağı da… Bağlısınız. Gözleriniz bağlı… Muhtelif yerlerinize muhtelif darbeler iniyor… “ama…” diyordu… “ama kulaklarınıza bağıran başka insanların sesi geliyor, siz de bağırmaya başlıyorsunuz ve bağırmaktan utanmıyorsunuz artık…”. Belki en güzel yeri buydu o acılı hikayenin… Read More

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google