Monthly Archives: Ocak 2008

Yolcu Taşımacılığında İHA Kullanımı Mümkün mü?

Henüz çağımızın hangi çağ olduğuna karar verilebilmiş değil. Bu gelecek nesilin işi… Fakat çağa verilebilecek bir dizi isimden en uygunu “bilgisayar çağı” gibi görünüyor, çünkü bugün bilgisayarlar, insanlardan daha hızlı işlem yapabilme kabiliyetleri ile birlikte insan zekası ya da enerjisine ihtiyaç duyulan bir çok yerde onun yerini almaya başlıyor.

Üretimin hatasız ve hızlı gerçekleştirilmesi gereken sahaların otonom sistemlere olan ihtiyacı giderek büyürken, yine hatanın affedilmediği hava araçları ve araç sistemleri de otonom eylem sistemlerine en çok ihtiyaç duyan teknolojiler arasında bulunuyor.

Zira hava araçlarında otomasyondan bahsettiğimiz zaman akıllara gelen ilk kelime “otopilot”. Otopilotlar ve benzer otonom sistemler havacılık alanında da hayati önem taşıyor. Fakat bugün, özellikle askeri havacılıkta olmak üzere otopilotlar yüzyıllık arkadaşları olan pilotlardan ayrılmaya, yalnız kalmaya başlıyor. Artık devir, İnsansız Hava Aracı (İHA) devri…Read More

SankiDergi Özlemiyle: Yeni Projeler

Bundan tam iki sene önce bir hevesle “SankiDergi” projesini yaratmıştım… İlkbiz Yayınevi’nde çalışırken şu an ismini hatırlayamadığım ama bizim “tükkan”a gelip giden bir adam vardı. CD’lerin sadece yuvarlak olmayabildiğini, istenilen şeklin verilebildiğini anlatırken bana yabancı bir internet dergisini gösterdi…

İlk Aşk ve Çocuk: SankiDergi

Yıldırım aşkı! Sayfaların çevrilerek okunabildiği bir internet dergisi! İnanılmaz! Üstelik şık ve harika!

İşte SankiDergi’nin doğması için gereken sevişme buydu.

Fikri masaya yatırdım, disiplin başlıkları, içerik, neler yapılacağı… Kimlerle röportaj yapılabilir? İlkbiz’in yani bizim kendi yazarlarımızdan başlardık, gerisi gelirdi…

Çizgimiz olacaktı. Okur dostu bir dergi olacaktı bu. Okuru bilgilendirmek hatta iyiye, doğruya sürüklemek. Kesinlikle magazin olmayacaktı. “Kültür” anahtar kelimeydi.

İsim. Evet evet… En önemlisi isim… Bir kaç arkadaştan isim için fikir almak gerekiyordu. Nitekim dergiyi enine boyuna anlattığım arkadaşım, meslektaşım (uçak mühendisliği olan mesleğim var ya; hani epeydir kendisiyle ilgilenmediğim…) Mustafa Serdar Tekçe bombayı patlattı. SankiDergi!Read More

Sonunda! Çıktı şu dergi!

 logo2233.jpg

Günlerdir sürdüğüm hasret havası dağıldı. Sonunda büyük emek sarfederek hazırladığımız, günlerdir beklediğimiz çocuk dünyaya geldi. Kutlu olsun…

Dergiciliğin en güzel kısmı, derginin matbaadan kokusuyla geldiği gün onu koklayabilmektir. Gerçi herkes iyi kötü koklar ama ona en çok emek harcayan, onu en çok bekleyen, o kokuyla birlikte enfes duygular içine girer… Bir annenin yavrusunu koklaması kadar olmasa da ona benzetilebilir; zaten emek-bekleyiş-doğuş üçgeninde hakikaten biraz da öyledir.

Dergimizin web sitesi de hazır: Aviation Türk

Derginin kendisi de hazır ve ulaşmak için web sitesinde gerekli bilgiyi bulabilirsiniz.

Elveda Duman, Elveda Zaman

Bir kadındı…Ne istediğini bilir mi bilmez. Kendi başına oynadığı çok kişilik oyunlarıyla yaşayan. Kendi zekasına zekasının kendisine olduğu kadar hayran. Hani boş da değil çok sergide soyut sanat diye yutturulan resimler kadar, soyut bir sanattan fizan kadar uzak.

Bir kadındı, yalnız gecesini korkusuz geçirmek için televizyon açmak yerine bir adamı çağıran. Boş dairenin korkusunu bazen yararken kapı çarpmaları, az önce kendini vurduğu yerden kaldıran, kokusuz, korkulu, yakısız bir grip gecesi kadar zorlu… Sanki tartışmaya zorunlu.

Bir adamdı, sabretmeyi öğreneli çok uzun süre olmayan, düşünceleriyle çoktan yorgun, dağılmış ve parçalanmış. Kötü niyetlerle iyi niyetlerin savaşından azalan. Onun da çok kişi oynadığı tek kişilik oyunları vardı ve korkusuz geçirmek için geceyi biraz yalnızlığa ihtiyaç duyan.

Bir adamdı, samimiyet alışkanlıklarıyla kıvranıp, uzanan bir namlu gibi tehdit saçan takrikkarlıklara ne bir kalkanı, ne de yukarıdan bakıp burun kıvıracağı bir balkonu olan. Bir adamdı az önce bahsedilen kadının yanında yatan.

Kendini çok akıllı sanıyordu ya kadın, öyleydi ama her plan gibiydi planı ancak onu planlayan kadar mükemmel olan. Bir adamdı ya iyi ve kötüyü birbirine karıştıran da karışan ve kimi zaman ustalıkla iyi ve kötüyü birbirine karıştıran, bilerek, bir duygusal anda kendini karşılayan.

Alkollüydü adam, ego sarhoşuyken planın fitil fitil işlediğini sanan kadın, anlamışken neyin ne olduğunu alkollü adam. Adam duvarda bir “ateşle barutun yan yana durabileceğini” iddia eden yazarın kendisinin ya da yazısının beğenildiği için mi yoksa göstermelik mi duvarda durduğunu anlamaya çalışırken, hangi duyguya muhtaç olduğunu bilmeyen kadın da ispatlarcasına mı bilinmez, koynuna alıyordu adamı koynundan uzak tutarak.

Nitekim soğuk ve biçimsiz uykunun sabahında ancak tutan şey her şeyi dengesinde biraz sabırdı ve biraz da duman, ateş olmayan yerden çıkan… Kötü bir dilim olarak katılıyordu geçmiş pastasına tüm gece anlamsız geçen zaman.

Bir daha yaşamamak dileğiyle,

Elveda duman, elveda zaman.

Yiten Değerler, Kaynağı Belirsiz Alışkanlıklar

“Biz büyüdük, kirlendi Dünya”.

80’lerin sonlarında doğru ve belki biraz da doksanların başlarında televizyonda gördüğümü hatırladığım nadir kliplerden birisi, aynı zamanda çocuk olduğum ve aşka bulaşmadığım için içinde hayvan geçen şarkıların daha cazip geldiği zamanlarda… “Telli Turna”. Böyle diyordu yeni Türkü, “biz büyüdük kirlendi dünya”.

Dünyanın kirlenmesini fiziksel bir hayale oturtup fabrika bacalarını gözümün önünde canlandırırken büyüme ile dünyanın kirlenmesi arasındaki ilişkiyi de sadece zamana bağlıyordum. Oysa öyle değil. Dünya kirlilikte uzun atlama rekorunu artık çocuk olmadığımızı anladığımızda kırıyor, bir de sabit kirlenme katsayısıyla insanlık ve onun yarattığı teknoloji geliştikçe ya da geliştiğini sandıkça.

Yiten çok değer var, bir çok da yitirilen. Hani istemeye istemeye, elimizi mecbur tutarak. Bir kaset alıp eve gelip sırf tek işimiz oymuş gibi onu dinlediğimiz zamandan bir tık ile bir kaç kişinin bilgisayarından parçalayarak çektiğimiz, çoğumuzun yarı ingilizce-yarı türkçe okuduğu “empi3” zamanına geldik. Şimdi tut çok beğendiğin şarkıyı indirme internetten. Var mı imkanı?

Dün kuzenim geldi Hollanda’dan. Havalimanından aldım, otobüse bindirmek üzere Beşiktaş’taki yazıhanelerin oraya götürdüm. Direk Esenler’e gitmeye kalksak belki bir saat bile göremeyecektim. En azından bir yemek yedik, biraz sohbet muhabbet. Yalnız her gün MSN’den konuştuğumuz için midir nedir, -ki hatta kimi zaman görüntülü- böyle bir sarılamadım, bir hasret giderme ihtiyacı duymadım. “Ne var ne yok anlat” diyemedim çünkü ne var ne yok biliyorum. Bana bilgisi yazı karakterleri olarak gün gün ulaşmış. Ancak boyunu farkedemiyordum MSN’den de artık 28 yaşında… Ne uzar, ne kısalır. Ona da diyecek bir şey bulamadım.

Acaba… Eskiye mi dönsek biraz… Mektup gibi, ne bileyim… Ne dersiniz?

[poll=2]

Günlerin saatinin arttırılması talebi

Aslında bir günün bir kaç saat daha arttırılması için yapılacak iki şey var;

1. Önce çalışma bakanlığına dilekçe vermek;
2. Sonra Dünya’nın daha yavaş dönmesi için dua etmek;

Ya da NASA’ya bu işi çözmesi için BM’den ya da uluslararası çalışma örgütünden bütçe aktarmak…

Belki herkes aşık olsa ve sevgilisinden uzak olsa zaman herkes için yavaş geçeceği için bu dilek de bir şekilde gerçekleşmiş olur, ama anlamı kalmaz. O zaman çalışma hayatı durur ve paradoks gerçekleşir. Çalışmaların bir güne sığması için uzatmak istemiştik zaten günleri.

İnsanın ömrünü uzatacak genetik çalışmalar yerine insanın uyumasını engelleyecek ya da uyuma süresini kısaltacak vücuda entegre yedek enerji pilleri (VEYEP) geliştirilse daha iyi. Günün ortalama üçte birinde uyuyorsak günde 8 saat yapar. Ortalama 72 yaş yaşayacak birisi için 24 sene. Oysa günün ortalama 6’da birinde uyusa idik (4 saat), 72 yaş yaşayacak birisi için 12 sene yapardı. Kalan 12 sene 72’ye eklenirse, ömür 84 yıla çıkıyor.

Ömür takvimlerden koparılan süre midir? Elbette hayır.

Herkes daha az uyusa daha çok çalışsa idi, bilimsel gelişmeler hızlanır, inşaatlar hızlanır, yolculuktan arta kalan vakit artar, aşka ayrılacak ömür artar, artar, artar… Sevgilinizle yapraklı yolda yürüdüğü sonbahar sayısı hariç…

Yine de göreceli olarak 84 yıllık bir yaşam sürülmüş olurdu.

Sonuçlarını bilmem ama, her gün bir iki saat kadar fazladan zamana ihtiyacım var.

Büyük ölçüde bitti…

Büyük ölçüde bitti. Görsel çalışmalar boş duruyor ama boş dursa da olur. Yaptığım şeyler öyle çok da dolu değil. Tabi bir çok çalışmanın daha web sitesine eklenmesi lazım. Zaman içinde ziyaretçilerden gelecek geri-besleme buna yön verecek.

Bir kaç gün daha eski yapılanmaya ulaşana kadar geçireceğim gibi geliyor, ama ziyanı yok.
WordPress kullanıcıları için:

Bu arad aWordpress kullanıcılarına önereceğim bazı istatistik eklentileri var. CyStats’ı asla ve asla eklemenizi tavsiye etmem. Fazlasıyla karmaşık ve admin panelinde uğradığınız sayfaların da kaydını tutuyor. Yani gereksiz.

Bir diğeri ise Wassup. Hangi ziyaretçinin nerede olduğunu animasyonla desteklenmiş halde izlemenizi sağlıyor, ama yine de kötü ve karışık.

Fakat o statpress yok mu… Hakikaten Statpress, hem basit, hem kullanışlı, hem de ayrıntılı. Kesinlikle statpress’i tavsiye ederim.

İki Kişilik bir Kanart Eğitim Uçağı Tasarımı

İşte bizi gecelerce uykusuz bırakan şey.

kapak2.jpg

İki Kişilik İtici Kanart Eğitim Uçağı Kavramsal Tasarımı – I
Rapor Adı :
“A Conceptual Design Approach of a Two-Seat Canard Trainer Aircraft”
Konusu :
CHAPTER 1 Introduction
CHAPTER 2
Competitor Study
CHAPTER 3 First Guess Sizing
CHAPTER 4
Airfoil and Geometry Selection
CHAPTER 5
Thrust to Weight Ratio and Wing Loading
CHAPTER 6
Initial Sizing
CHAPTER 7
Propulsion and Fuel System Integration
CHAPTER 8 L
anding Gear and Subsystems
CHAPTER 9 Aerodynamics
CHAPTER 10 Configuration Layout and Interior Design

Hazırlayanlar :
Tevfik Uyar, Murat Tolga Tuncer
Dil :

İngilizce

Rapora Ulaşmak İçin Tıklayın

Learjet 24 İş Jeti Boylamasına Stabilite Analizi

Flight Stability and Control dersi projesi olarak Learjet 24 iş jetinin boylamasına stabilite analizi gerçekleştirilmiştir.

Rapor Adı         :
“Longitudinal Stability for Learjet 24 Business Jet”
Konusu              :
Longitudinal Stability for Learjet 24 Business Jet, Transfer functions, Short Period and Phugoid Approximation Bode Diagrams
Hazırlayanlar   :
Tevfik Uyar
Dil                  :

İngilizce

Rapora Ulaşmak İçin Tıklayın

2.4 M Çıkışlı Roket Lülesi Tasarımı

Rapor Adı :
“2,4 Mach Çıkışlı roket lülesi tasarımı ve akımın şoklar açısından incelenmesi”
Konusu :
2,4 M hızında çıkış istenen bir roket lülesinin tasarlanması ve normal şok, eğik şok ve genişleme dalgalarının oluştuğu durumların incelenmesi
Hazırlayanlar :
Tevfik Uyar
Dil :

Türkçe

Rapora Ulaşmak İçin Tıklayın

UYT Aerodinamik Sürükleme Hesabı

Yavuz Baştürk adlı bir arkadaşımız (ben kendisine mucit derim) ciddi anlamda magnetik itkili bir uzay kapsülü fırlatma sistemi geliştirmek üzere proje geliştirmiş. Bir kaç yıldır da üzerinde çalışıyor. Uçak mühendisi olduğum için hesap kalemlerinin bazılarını bana devretmek istedi. İlki meşhur ve uzun tünelimizin rüzgar radar verilerinen faydalanarak aerodinamik sürüklemesinin ve bu sürüklemenin tünel üzerinde yarattığı gerilmelerin hesaplanması idi.

Rapor Adı         :
“Uluslararası Yavuz Tüneli Aerodinamik Sürükleme Hesabı”
Konusu              :
Tünele rüzgar kaynaklı etkiyen aerodinamik kuvvetler ve bu kuvvetlerin oluşturduğu kesme kuvveti ve moment diyagramları hesabı
Hazırlayanlar   :
Tevfik Uyar
Dil                  :

Türkçe

Rapora Ulaşmak İçin Tıklayın (Rüzgar Radar Verileri ve Yazılım kodları Web’e sunulmamıştır)

TKMS Projesi

TKMS Projesi, fakülteden aldığımız makina elemanları tasarım projesi. Bu projeyi ben, Koray Koşar, Mahmut Bölükbaş ve Serap Kılıç yaptık. Eurocopter’in Colibri olarak anılan EC120B genel maksatlı helikopteri için bir dişli kutusu tasarımı. Raporun son halini buraya koymuyorum. Bazı eksiklikler var ve teknik resimler yok.

Rapor Adı         :
“Transmission System for Colibri – Gear Box”
Konusu              :
Turbomeca Arius 2F motoru kullanan Eurocopter EC120B Colibri genel maksatlı helikopteri için rotor dişli kutusu yapısal tasarımı
Hazırlayanlar   :
Tevfik Uyar, Koray Koşar, Mahmut Bölükbaş, Serap Kılıç
Dil                  :

İngilizce

Rapora Ulaşmak İçin Tıklayın (Teknik Çizimler ve Rapor Son Hali Web’e sunulmamıştır)

Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google